5. “Göklerin ve yerin hükümranlığı O’nundur. Bütün işler Allah’a döndürülür.” Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır. Göklerin ve yerin mülkü sadece Allah’a aittir. Mülk Allah’ındır. Mülkün sahibi Allah’tır demek, o mülk üzerinde söz sahibi Allah demektir. Allah, Melik ve Mâlik, bizler de O’nun mülkü olduğumuza göre, mülkün Mâlik üzerinde hiçbir söz hakkı, itiraz hakkı olamaz. Çünkü O bizi yaratmasaydı, şu anda olmayacaktık. Biz O’nun mülküyüz. Bizim üzerimizde tasarruf hakkı sadece O’na aittir. Bize kulluk yapalım, cennet kazanalım diye mülkten bir parça vermiş. Bir parça can ve bir parça mal vermiş bize ve buyurmuş ki: “Kulum! Al bunları! Eğer bu verdiklerimi Benim dediğim gibi kullanırsan sana karşılığında cennet vereceğim! Eğer öyle yapmazsan sen bilirsin! Sonunda onlar yine Benim olacak!” Öyle değil mi? Madem ki mülkün sahibi O’dur, madem ki gökler ve yer, göktekiler ve yerdekiler O’nun mülküdür. Madem ki ben de O’nun mülküyüm. Madem ki bizler de O’nun mülküyüz. Madem ki bize mâlik olan, bizlere egemen olan O’dur. Öyleyse ben niye bir başkasının beğenisine kendimi kurban edeyim ki? Niye bir başkasına kulluk edeyim ki? Niye bir başkasını razı etmeye çalışayım ki? Sahibimin, mâlikimin hatırını kazanmak, O’na kulluk etmek, O’nu dinlemek, O’nun istediği bir hayat yaşamak dururken, O’nun rızası, O’nun övgüsü dururken, O’nun beğenisi dururken niye benim gibi mülk olan birilerinin övgüsüne, beğenisine kendimi kurban edeyim ki? Allah övgüsü, Allah beğenisi varken niye O’ndan başkalarını hedefleyeyim ki? Sahibim beğenmedikten, Mâlikim övmedikten sonra tüm dünya beni alkışlasa ne yazar? Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ın kulu ve mülküdür. Yani göklerdekiler ve yerdekiler hepsi Allah’a boyun büküp teslim olmuşlardır. Her şey Allah’a teslim, peki siz kime teslimsiniz? Madem ki göklerde ve yerde her şey Allah’ındır, peki siz kiminsiniz? İsterseniz itiraz edin, isterseniz reddedin. İsterseniz göklerde ve yerdekilerin teslim olduğu sahibe itiraz edip kafa tutun. İsterseniz sahibinizin sizin adınıza gönderdiği hayat programından yüz çevirin. İsterseniz kendiniz gibi âciz, rızka muhtaç insanların kanunlarına itaatten yana olmaya çalışın. İsterseniz Rabbinizin kitabına başvurmayıp başkalarının hükümlerine başvurun. İsterseniz Rabbinizin kitabından habersiz, O’nun peygamberiyle diyaloga yanaşmayarak bir hayat yaşayın. Kendinize Allah’tan başka veliler bulun. Ama unutmayın ki dönüş O’nadır. Dönüşünüz Allah’adır, O’nun huzurunda toplanacak ve yaşadığınız hayatın hesabını O’na ödeyeceksiniz. Hesap görecek olan Allah’tır, Hesabı Allah’a vereceksiniz. O Allah ki: