6. “Geceyi gündüze katar, gündüzü geceye katar; O kalplerde olanı bilendir.” Allah geceyi gündüze, gündüzü de geceye katar. Geceyi gündüzün üzerine geçirmek, gündüzü de gecenin üzerine kapatmak, geceden gündüzü, gündüzden geceyi yarıp çıkarmak sûretiyle bizim hayatımızın devamını sağlayandır. Gece ve gündüz arası bütün hareketliliği bilen ve sağlayan O’dur. Geceyi de, gündüzü de yaratan, geceyi de, gündüzü de buyruğuna boyun büktüren, geceye de gündüze de egemen olan Allah’tır. Gece de, gündüz de Allah’ındır. Gece de, gündüz de sahiplerine boyun bükmüş iki Allah âyetidir. Peki şimdi onlar sahiplerine teslim olup boyun bükmüşken, onlar Rabblerinin yasalarına teslim olmuşken, onlar sadece mâliklerini dinlerken siz kime teslim oluyorsunuz? Siz kime kulluk ediyorsunuz? Onlar hayat programlarını Rabblerinden alırken siz kimin yasalarını uyguluyorsunuz? Unutmayın ki göklerde ve yerde egemen olan O’dur. Gökleri ve yeri, göktekileri ve yerdekileri yaratan da O’dur. Onların hayat programını belirleyen de O’dur. Yaratan da O’dur, Rabb da O’dur. Gündüzü, geceyi o kadar ayarlamıştır ki Cenab-ı Hak, isterseniz her konuda Rabb oluşuna karşı gelin. İtiraz edin, reddedin. Hayatınızın bazı bölümlerine O’nu karıştırmama konusunda dayatın, diretin. İsterseniz Allah’ın düzenine, düzen koyuculuğuna kafa tutun. Allah’ın düzen kurma konusuna itiraz edin. “Allah düzen kurmayı bilmez” deyin isterseniz. Ama bakın ki dünyanızdan milyarlarca kere daha büyük olan güneş, ay, yıldızlar O’nu dinliyor. Gündüz O’nu, gece O’nu dinliyorken, isterseniz siz dinlemeyin. Ama bilesiniz ki sonunda işler O’na döndürülecektir. Hesabı O görecektir. Hesabı O’na ödeyeceksiniz. Buna göre bu altı âyette Rabbimiz kendisini tanıttı. Bundan sonra diyecek ki “ey kullarım, anladınız mı? İşin mahiyetini kavradınız mı? Eğer buraya kadar anlatılanları anladıysanız, haydi öyleyse: