Hakka Suresine Dön

Hakkaالحاقة

14. Ayet

14Hakka Suresi

وَحُمِلَتِ الْاَرْضُ وَالْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةً وَاحِدَةً

Yer ve dağlar yerinden taşınıp, (sonra da) birbirine çarpılıp parça parça olduklarında,

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

13-15. “Sur’a bir üfürüş üfürüldüğü, yer ve dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığı zaman, işte o gün olacak olur, kıyâmet kopar.” Sûr’a bir üflenecek ki, farklı bir üfleme, bilinmeyen bir üfleme. Sûr’u da bilmiyoruz, Sûr’a üfleyeni de bilmiyoruz, üfleneni de bilmi-yoruz. Ama bilmesek de, anlamasak da Rabbimiz haber verdiği için haber verildiği şekliyle aynen iman ediyoruz. Öyle bir üflenecek ki Sû-r’a. Ne olacakmış o zaman? Dağlar ve yeryüzü kaldırılıp sanki birbirine öyle çarpılacak ki, öyle birbirine vurulacak ki. Üstünde yaşadığınız yeryüzü ve dağlar bir-birine vurularak dehşetle öyle bir sarsılacak ki. Yeryüzü sallanıp çalkalandığı zaman. Hani çuvalın içine bir şeyler korsunuz da yerleşsin diye şöyle bir çalkalarsınız ya, işte arzda dağlar da böyle bir çalkalanmayla çalkalandığı zaman. Arzın ve dağların sallanmasıyla beraber kıyâmet gerçeğiyle karşı karşıya geldiğiniz zaman. Ondan habersiz, ondan gafil bir hayatın içine gömülmüş bir durumdayken ansızın o sarsıntı beyinlerinizde patladığı zaman. Bir gün gelip şu üstünde yaşadığınız arz ve dağlar çok şedit bir sarsıntıyla sarsılacak. Şu anda sizi üzerinde barındıran şu yeryüzü bir gün gelecek Rabbini dinleyecek ve bu uysallığını terk edecek. Bir gün gelecek arzınız da, ayınız da, güneşiniz de, yıldızlarınız da, semânız da, malınız-mülkünüz de, gücünüz, saltanatınız da, paranız, servetiniz de her şeyinizle birlikte yok olacaksınız! Yeryüzünün sallanmasıyla başlayan bir süreç sonrası bir gün gelecek hesap vermek üzere Allah’ın huzuruna gideceksiniz! Bir gün gelecek bu hayatınız son bulacak. “İşte o gün olacak olacaktır. O gün gerçekleşecek olan gerçekleşecektir.” Zaten ilk başta Allah’ın dediği buydu. Rabbimizin sûrenin ilk başındaki uyarısı buydu. Ne demişti Rabbimiz sûrenin başında? “Hâkka, nedir o Hâkka? O Hâkka’nın ne demek olduğunu sen nereden bileceksin? Dinle, onu sana ben anlatayım” demişti. “Kıyâmet kopacak!” demişti ve iş buraya kadar uzadı. Biraz önce belirttiğim gibi bizi ruhen bu işi kabule hazırladı Rabbimiz. Yani önümüze farklı bilgiler koydu Allah, sonra da dedi ki: “Sûr’a bir üflenecek ki, dağlar, taşlar, arz birbirine öyle bir vurulacak ki, artık reddettiğiniz, gelmez dediğiniz, olmaz dediğiniz, inkar ettiğiniz, beklediğiniz, hele bir gelsin bakalım dedikleriniz o günde olacak ki, işte o gün olacak olacaktır.” Öyleyse bizler de hem kendimizi, hem de çevremizdekileri bu âyetlerin haber verdiği kıyâmetle, kıyâmetin hesabı-kitabıyla uyarmak zorundayız. Bakın Rahmân olan Rabbimiz merhameti gereği yarın olacakları bugünden haber veriyor. Bize acıdığı için ısrarla bizi uyarıyor. Öyleyse bizler de bu âyetlerle hem kendimizi, hem de başkalarını uyaralım. “Ey insanlar! Ey akrabalar! Ey arkadaşlar! Yapmayın! Etme-yin! Ey insanlar! Gelin Hâkka’ya kulak verin! Gelin Hâkka’yla ilgilenin! Gelin kıyâmeti hesaba katın! Gelin Allah’ın dediği gibi yaşayın! Gelin kendi kendinizi cehenneme atacak bir hayatın adamı olmayın!” diye insanları uyaralım. Bir atom bombası, bir hidrojen reaktörü, bir tank, bir füze karşısında birçok devletler savaştan el-etek çekip teslim sancağını çekerken, aynı insanları âhiretle uyardığımız zaman bir tek günahı bile terk etmediklerini görüyoruz. Belki de biz uyarıyı güzel yapmıyoruz da ondandır. Belki de Hâkka’yı güzel bir biçimde anlatamadık bu insanlara. Çünkü Hâkka’yı tanımayanların, kıyâmeti tanımayanların onu tanıtmaları mümkün değildir. Öyleyse önce biz kendimiz tanıyalım bu âyetleri. Biz kendimiz inanalım, biz kendimiz uyarılalım bu âyetlerle, ondan sonra da insanları uyaralım inşallah. İnsanın aklını başından alacak, yüreğini hoplatacak, dağları, taşları her şeyi tuz-buz edecek o sarsıntıyla yeryüzü sallandığı zaman. Bilelim ki o kıyâmet saati ona hazırlıksız olan kimselere ansızın gelecektir. Zira kendileri kıyâmetin geleceğinden gafil bir şekilde dünyaya dalmış, onu hatırlarından çıkarmış ve böylece lüzumsuz şeylerin peşine takılmış insanlar için elbette kıyâmet ansızın gelecektir. Kıyâmete inanmayan ve onun hazırlığı içinde Allah için bir hayat yaşamayan insanlar, onun kopmasına yakın bir dönemde alâmetler belirdiği zaman bile uyanmayacaklar, o zaman bile oyun ve oynaşlarını sürdüreceklerdir. Onun için şuurları yerinde değilken, haberleri yokken kıyâmet gelip onların tepelerinde patlayacaktır. Artık ondan sonra pişman olma ve geriye dönme imkânı da kalmayacaktır. Peki neler olacakmış o gün? Bakın o gün olacaklardan birkaç görüntü, olacaklardan bazıları şöylece gündeme getiriliyor. Semânın değişik bir boyut kazandığı, kazanacağı, arşın değişik bir biçim aldığı, alacağı anlatılıyor: