Hakka Suresine Dön

Hakkaالحاقة

32. Ayet

32Hakka Suresi

ثُمَّ ف۪ي سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا فَاسْلُكُوهُۜ

“Sonra da onu yetmiş zira’ uzunluğunda bir zincire vurun.”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

30-33. “İlgililere şöyle buyurulur: “Onu alın, bağlayın. Sonra cehenneme yaslayın. Sonra onu boyu yetmiş arşın olan zincire vurun Çünkü o, yüce Allah’a inan-mazdı.” Suçlu onunla, hareket edemeyecek şekilde sarılır. Abdullah b. Amr b. el-Ass, bu zincirin uzunluğu hakkında Rasulullah’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir: “Rasûlullah (s.a.v.) kafa tası gibi bir şe-ye işaret ederek şöyle buyurdu: “Şayet bunun gibi bir parça, beş yüz yıllık mesafede bulunan gök yüzünden yere gönderilecek olsa gece olmadan buraya ulaşır. Fakat bu (cehenneme asılan) zincirin başından aşağıya doğru atılacak olsa onun dibine varmadan önce gündüz, kırk yıl aşağıya doğru inmeye devam eder.” (Tirmizi, Cehennem: 6; Ahmed b. Hanbel, Müsned: 2/197) Çünkü o, azîm olan Allah’a inanmıyordu. Allah’a, Allah’ın istediği biçimde iman etmiyordu. Bilelim ki Allah’a iman, Allah’ın istediği biçimde bir imandır. Allah’a iman, Allah Kur’an’da kendini nasıl tarif ettiyse öylece bir imandır. Allah kitabında kendisini hangi sıfatlarla muttasıf olarak tanıtmışsa, o sıfatların sahibi, hangi sıfatlardan münezzeh olarak anlatmışsa o sıfatlardan münezzeh olarak imandır. Kur’an’da kendisini bize tanıtan Allah, dünya işini bilmeyen, dünya işine karışmayan, hukuku bilmeyen, eğitimden anlamayan, ekonomiden habersiz olan, kullarının siyasal yapılanmalarını, hayat programlarını bilmeyen, dünyayı yaratıp kendi köşesine çekilen ve “ne haliniz varsa görün, nasıl bilirseniz öylece yaşayın” diyen bir Allah değildir. Veya hayatın bazı bölümlerine karışan ama öteki bölümlerinde yetkilerini birilerine devreden bir Allah değildir. İbadet konularında kendini söz sahibi ilân edip muamelat konularında, hayatın öteki alanlarında başka tanrıların egemenliğini yasallaştıran bir Allah değildir. Yeryüzünde kullarının hukukunu bilmeyip, hukukla ilgilenmeyip bu yetkiyi bir kısım hukuk tanrılarına devreden, ekonominin prensiplerinden anlamayan ve ekonomiyi bir kısım yeryüzü ekonomi tanrılarına devreden bir Allah değildir. Yeryüzünün idaresini bilmeyen ve kullarının hayat programlarını, sosyal ve ekonomik yasalarını belirleme konusunda bir kısım siyasal yeryüzü tanrılarına yetki veren bir Allah değildir. Hayatımızın bazı bölümlerinde başkalarına da kulluk etmemize, başkalarının yasalarını da uygulamamıza ses çıkarmayan uyuşuk bir Allah değildir. Hatta kullarının kendisinden başkalarını dinlemeleri, kendisinden başkalarına itaat etmeleri konusunda onları soğanın dişisinden bile kıskanan bir Allah vardır Kur’an’da. İşte böyle bir Allah’a inanacağız ki mü’min olacağız. İşte o, böyle bir Allah’a da inanmamıştı.