Hakka Suresine Dön

Hakkaالحاقة

5. Ayet

5Hakka Suresi

فَاَمَّا ثَمُودُ فَاُهْلِكُوا بِالطَّاغِيَةِ

Semûd, azgınlıkları sebebiyle helak edildi.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

5. “Bu yüzden Semûd milleti zorlu bir sarsıntı ile yok edildi.” Rivâyetlere göre bu deveyi öldürmelerinden sonra Rabbimiz onlara üç gün müddet tanıdı. “Üç gün kendi memleketinizde faydalanın,” dedi. “Hadi üç gün daha yaşayın,” dedi. Yine rivâyetlere göre bu üç günün birinci gününde yüzleri sarardı, ikinci gün yüzleri kızardı, üçüncü gün de yüzleri kapkara kesildi. Daha sonra da bir taağıyeyle helâk edildiler. Semûd kavmi taağıye ile helâk oluverdi. Yani tuğyan eden, haddi aşan o vakıa ile helâk oldular, ya da tuğyan eden bir kişiyle, o ileriye atılan en şâkîleriyle, en azgınları sebebiyle helâk edildiler. Aslında deveyi boğazlayanlar birkaç kişiydi, ya da onların da içinden bir tanesi bu işi gerçekleştirmişti ama dikkat ederseniz Rabbimiz bu işi toplumun tümüne yüklüyor, tüm toplumu suçlu kabul ediyor. Neden? Çünkü devenin öldürülme konusunda ötekiler de ona yardımcı oldular. Veya ötekiler de onun bu eylemine ses çıkarmadılar, engel olmadılar, karşı koymaya çalışmadılar. İçlerinden bir şâkînin Allah’ın âyetini kaldırmasına göz yumdular. İşte onların bu tavrı o şâkîye en büyük destekti ve Rabbimiz bu konuda onların tümünü bu suça ortak kabul ediyor. O deveyi hep beraber boğazladılar, Allah’ın âyetini hep beraber ortadan kaldırdılar, diyor. Yani bir toplum içinden bir şaki çıkıp Al-lah’ın sistemini kaldırırsa toplumun diğer üyeleri onu bu işten engellemeye çalışmazsa tüm toplum suçludur, diyor Rabbimiz. Toplum içinde şirke, toplum içinde ahlâksızlığa, toplum içinde İslam dışı uygulamalara ses çıkarmayan herkes ondan sorumludur. Veya başlarına gelen bir sayhayla, bir racfeyle helâk oluverdiler. Allah bir sarstı ki, yerlerini, yurtlarını, o kıyâmet kopsa da yıkılmaz zannettikleri binalarını yerle bir ediverdi. Bitiverdi işleri... Onları bir racfe yakalayıverdi de dizlerinin üzerinde çöküverdiler. Oldukları yerde diz çöküverdiler. Güvendikleri evleri, villaları, saltanatları, medeniyetleri bir anda çöküverdi. Güçleri, kuvvetleri, teknolojileri bir sayha ile bir anda çöküverdi. Bir sâika, bir yıldırım, bir titreşim, ya da geberin diye bir ses geliverdi de ne evleri, ne köşkleri, ne medeniyetleri, ne güçleri, kuvvetleri kendilerini helâkten kurtaramadı. Diz çöktüler. Keşke alçaklar daha önce diz çökselerdi. Keşke daha önceden secdeye kapansalardı. Keşke daha önceden Rabbleri-nin emirlerine boyun büküp O’nun istediği hayatı yaşamaya yönelselerdi. Onlar böyle tav’an diz çökmeye yanaşmayınca, Rabbimiz zorla diz çöktürüverdi onlara. Semûd kavminin önce anlatılmasını şöyle de anlayabiliriz. Bu kavim güç ve kuvvet sembolü bir kavimdi. Dünyada ebedî kalacağını zanneden bir kavimdi. Onların işini bitirdiğini önce anlatıyor Allah. Sonra da dönüyor, Âd kavmini anlatıyor.