13. “Ey İnananlar! Onların yüreklerine korku salan, Allah’tan çok sizlersiniz; Çünkü onlar, anlamayan kimselerdir.” Sizler ey Müslümanlar, şunu kesinlikle bilesiniz ki sizler onların kalplerinde Allah’tan daha çok korku sebebisiniz. Onlar Allah’tan çok sizden çekinmektedirler. Elbette bir takım gerçekleri göremeyen, nûr ile bakamayan insanların korkacakları, sevecekleri şeyler, gözleriyle gördükleri, elleriyle dokundukları şeyler olacaktır. Onlar gayba kapalıdırlar. Gaybdan habersiz, Allah’tan gafildirler. Allah’ın yüceliğini, büyüklüğünü, gücünü, kuvvetini bilmezler. Allah’ı tanımayanlar aslında Allah’ın tanıttıklarını da bilemezler. Hiçbir şeyin gerçek değerini bilemezler. Allah’ın yaratış hikmetinden habersizdirler. Varlıkların varlık fonksiyonlarından, hayattan, ölümden, ölüm ötesi dirilişinden gafildirler. Kendilerini bile tanımayan bu insanlar, Allah’ın kadr-i kıymetini de bilmezler. Bakın bunlar Allah’tan korkmuyorlar da insanlardan korkuyor, mü’minlerden çekiniyorlar. Çünkü onlar fıkıhsız, fehimsiz, anlayışsız, kavrayışsız bir toplumdur. Hayvanlardan daha beter bir güruhtur onlar. Öyleyse bu tür kâfirler karşısında her zaman müslümanların güçlü, salâbet sahibi olmaları gerekmektedir. Müslümanlar güçlü oldukları sürece bu tür insanlar kötülük yapmaktan çekineceklerdir. Çünkü mü’minler güçlü olmazlarsa Allah’ı tanımayan, Allah’tan korkmayan bu insanların yapamayacakları kötülük yoktur. Bunları durduran tek şey mü’minlerden çekinmeleridir. İşte şu anda görüyoruz, Müslümanların egemenliklerini kaybettikleri bir dünyayı kan gölüne çevirdiler. Müslümanların söz sahibi olmadıkları bir dünyada yapmadıkları zulüm kalmadı. Rabbim biz müslümanlara güç-kuvvet versin! Yeniden dünyaya egemen kılsın ve böylece tüm dünyada istediği adâleti gerçekleştirsin. Bu kâfirler korkaktırlar. Rabbimizin beyanıyla onlar müslü-manlardan korkmaktadırlar. Bu halleriyle onlar: