16. “İkiyüzlülerin durumu insana: “İnkâr et!” deyip, insan da inkâr edince: “Doğrusu ben senden uzağım; âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım" diyen şeytanın durumu gibidir.” Tıpkı şeytan gibidirler. Bunların durumu aynen şeytanın durumu gibidir. Şeytan da akılsız, fıkıhsız ve fehimsizdir. O da aklını kullanmaya yanaşmıyor. O da ahmaklığı yüzünden Allah’ın rahmetinden tart edilmiş, kovulmuştur. Allah’a kafa tutmasının sebebi de çok basittir. Rabbimiz defalarca kendisine tevbe imkânı tanıdığı halde kuru bir inat sebebiyle Rabbimizin rahmet kapılarını yüzüne kapamıştır. Adem (a.s) sebebiyle tüm insanlık cinsine düşmanlık ilân etmiştir. Ne oldu neticede? Kim kaybetti sonuçta? Yani şeytan bu yaptıklarının karşılığı olarak ebedî bir cehenneme gideceğinin farkında değil mi? Basit bir gurur, basit bir kibir yüzünden cehennem göze alınabilir mi? Hiç bu kadar aptallık olur mu? Hâlâ devam ediyor akılsızlığına da, insana “kâfir ol” diyor. “Haydi inkâr et Allah’ı” diyor. O fısıldadığı, önüne düşüp ayartmaya çalıştığı o insan kâfir olunca da şeytan: “Ey insan, ben senden beriyim. Ben senden uzağım. Benim seninle de, yaptığın bu eylemle de uzak ve yakından bir ilişkim yoktur” diyor ve o saptırdığı insanı yalnız bırakıveriyor. “Ben Âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım” diyor. Şu sahtekârlığa bakın. Hem Allah’a inandığını iddia ediyor, hem Allah’tan korktuğunu söylüyor, hem de insanları Allah’a küfre çağırıyor. Yani bu ne mantık? Yapılacak şey mi bu? Söylenecek söz mü bu? Hangi akıl, hangi mantık kabul eder bunu? Hoş zaten aklı ve mantığı yok, olsaydı zaten müslüman olurdu. Tabi bu sözle insana karşı Adem’in şahsında gizli bir düşmanlık, gizli bir hınç, Allah’a karşı da gizli bir kibir yatmaktadır. Sanki alay ediyor Allah’la. Tıpkı şu anda uyguladıkları eğitim programlarıyla, uyguladıkları sosyal yasalarıyla insanları kâfir yapmaya çalışan, ama başları dara geldiği zaman da, ”biz de inanıyoruz Allah’a” diyen zavallı iki ayaklı şeytanlar ya da şeytanın çömezleri. İnsanların hem dünyalarını, hem de âhiretlerini kaybettiriyorlar. Kendi ebedî azap hanelerine arkadaşlar bulmaya, yalnızlıklarını giderme çabası içine girmeye çalışıyorlar. Şeytanlara güvenenler, iki ayaklı şeytanlara güvenip onlardan hayat programları dilenmeye çalışanlar, onların kanunlarını uygulamaya çalışanlar bu âyetleri çok iyi düşünmek zorundadır. Dünyada böyle, peki âhirette ne olacak bunların durumları?