18. “Ey İnananlar! Allah’la yol bulun. (Yolunuzu Allah’a sorun, hayatınızı Allah vahyiyle düzenleyin) Herkes yarın için bu günden ne takdim ettiğine bir baksın. Allah konusunda takvalı olun, unutmayın ki Allah işlediklerinizden haberdardır.” Allah’a karşı takvalı olun. Siz böyle Allah’a isyan içinde olan şeytanları ve onların çömezlerini bırakın da Allah için bir hayat yaşayın. Hayatınızın programını böyle gerek cin şeytanlarından, gerekse iki ayaklı insan şeytanlarından değil de Allah’ın vahyinden alın. Şeytan ve dostları kaynaklı değil de Allah kaynaklı bir hayat yaşayın. Allah’ın korumasına girin. Allah’tan korunun, Allah’ın emirlerine sarılın, Allah’ın yasaklarından kaçının. Allah’a kulluğunuzun bilincine erin. Her bir nefis yarın için, geleceği için ne takdim ettiğine baksın. Çünkü burada kalacak olan hiçbir şey insana bir şey sağlamayacaktır. Geleceğiniz için, yarınınız için yaptıklarınız, önceden gönderdikleriniz önemlidir. Yarın insana nelerin lâzım olacağını da elbette bunu isteyen Rabbimiz en güzel bilendir ve bunu biz kullarına haber verendir. Yarınımızın hazırlığı için bu kitabı okumak ve anlamak zorundayız. Peygamberin yolunu öğrenmek zorundayız. Öyleyse ey müslümanlar, gelin Rabbimizin şu kitabını iyi tanıyalım. Gelin peygamberinin güzel yolunu, sünnetini iyi tanıyalım da yarınımız için iyi şeyler takdim edelim. Geleceğimizi garanti altına alma adına önceden güzel ameller gönderelim, onlar Rabbimizin yanında emanette kalsın, yarın ona en çok muhtaç olduğumuzda onu O’ndan alalım. Hayatımızı Allah’ın istediği yolda ve Allah için yaşayarak geleceğimiz için takdim edelim. Malımızı, zamanımızı, bilgimizi, çocuklarımızı, hanımlarımızı yarınımız için Allah’a kulluğa yatırım yapalım. Tüm varlığımızı Rabbimize kulluğa adayıp yarınımızı garantiye alalım. Yarım hurmayla da olsa kendimizi yarının ateşinden korumaya çalışalım. Hiçbir şeyimiz yoksa, hiç olmazsa mü’minlere karşı güler yüzümüzü esirgemeyelim. Geleceğimizi kurtaracak hayırlı ameller pe-şinde olalım. Burada kalıcı olan, âhirete intikal etmeyecek olan şeylerin peşine düşmeyelim. Allah ve Resûlü’nün önümüze çizdiği bir programla hareket edelim. Unutmayalım ki Allah bizim işlediklerimizin tamamından haberdardır. Onların tümünü hakkıyla bilmektedir. Meselâ şurada bin kişi namaz kılmış olsalar, dışardan bakan bizler bunların hepsinin namaz kıldıklarını zannederiz, ama Allah onların hangisinin namaz kıldığını, hangilerinin de namaz gösterisinde bulunduğunu bilendir. Allah’ı kandıramazsınız, O’nu atlatamazsınız, O her şeyi bilmektedir.