23,24. “Doğrusu dirilten ve öldüren Biziz; hepsinin gerisinde de Biz kalırız. Andolsun ki, sizden önce geçenleri biliriz; andolsun ki, geri kalanları da biliriz.” Doğrusu dirilten de, öldüren de Biziz. Hayat veren de Biziz o hayatı alan da. Biz hepsinin gerisinde kalanız. Biz vâris olanız. Her şey ve herkes ölecek sonunda Allah kalacaktır. Herkes ve her şey fânidir, bâki olan sadece Allah’tır. Evet hayat O’ndandır. Hayatın sahibi O’dur, ölümün sahibi de O’dur. Gökler O’nundur, yerler O’nundur, güneş, ay, yıldızlar, bulutlar, rüzgarlar, dağlar, taşlar, bitkiler, insanlar, hayvanlar O’nundur. Bizi yaratan, bizi var eden, bizim rızkımızı veren, bizim ekmeğimizi, suyumuzu gönderen ve sonunda hepimizi öldürecek olan da O’dur. Bize ve tüm varlığımıza, tüm varlıklara vâris olacak olan da O’dur. Öyleyse böyle bir Rabbi kabulden başka çaremiz yoktur. Böyle bir Rabbe kul olmaktan, teslimiyetten başka bir çaremiz yoktur. Biz sizden ileri gidenleri de, öne geçenleri de biliriz, arkada kalanları da biliriz. Sizden kim kulluk ve teslimiyette ileri gidiyor, kim geride kalıyorsa Biz onu biliriz. Siz ne kadar müslümansınız? Ne kadar isyancısınız? Ne kadar muttakisiniz? Ne kadar zalimsiniz? Ne kadar müşriksiniz? Ne kadar iyilik yaptınız? Ne kadar kötülük yaptınız? Ne kadar hayır işlediniz? Ne kadar şerre bulaştınız? Ne kadar yaşayacaksınız? Ne kadar ömrünüz var? Şu anda neredesiniz? Nereye doğru gitmektesiniz? Bunların hepsini bilen, takdir eden Allah’tır. O’nun bilgisine sınır yoktur. Öyleyse Ona teslim olmak zorundayız. O’nun istediği bir hayatı yaşamak zorundayız.