Hicr Suresine Dön

Hicrالحجر

39. Ayet

39Hicr Suresi

قَالَ رَبِّ بِمَٓا اَغْوَيْتَن۪ي لَاُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِي الْاَرْضِ وَلَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ

Dedi ki: “Rabbim! Beni saptırmana karşılık, yeryüzünde (sapkınlığı) onlara süsleyecek ve hepsini saptıracağım.”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

39,40. “Rabbim! Beni saptırdığın için, andolsun ki yeryüzünde fenalıkları onlara güzel göstereceğim; halis kıldığın kulları bir yana, onların hepsini saptıracağım” dedi.” İblis dedi ki: Ey Rabbim, beni saptırmana, beni azdırmana, beni yoldan çıkarmana karşılık ben de andolsun ki yeryüzünde kullarına kötülükleri, fenalıkları, senin haramlarını süsleyecek, güzel göstereceğim. Dikkat ediyor musunuz? Ne diyor hain? Ya Rab beni azdırmana, beni saptırmana karşılık diyor. Kim saptırmış onu? Kim yoldan çıkarmış? Kim saptırmış? Allah. Suçlu kim? Suçlu kendisi değil Allah. Suçu üzerine almıyor hain. Sapmasının, kulluktan, itaatten çık-masının faturasını Allah’a kesiyor. Kendi kibri yüzünden, gururu yüzünden çok yanlış bir yola giriyor ve de hatasını kabul etmeyerek, yaptığından pişmanlık duymayarak tevbe kapısını da kapatıveriyor. Halbuki böyle yapmayıp da kendisini suçlamış olsaydı, yap-tığından dolayı bir pişmanlık duymuş olsaydı affedilecekti, ama bunu da kaybediyor. Kaderci kesiliyor hain. Tıpkı kimi kâfir ve müşriklerin Allah istememiş olsaydı, Allah izin vermemiş olsaydı ne bizler, ne de atalarımız asla O’na şirk koşamazdık. Asla şu yaptıklarımızı yapamazdık. Allah yasaları dururken bizler asla yasa belirleyemezdik di-yerek, kaderci kesilerek kendi pisliklerini Allah’a fatura etmeye çalıştıkları gibi. Veya işte şu anda kimi zavallı müslümanların ne yapalım, kaderimiz böyleymiş. Ne yapalım, alınyazımız böyleymiş diyerek içinde bulundukları zilleti Allah’a fatura etmeye çalıştıkları gibi. Halbuki Allah kimseye zillet ve meskeneti yazmaz. Bu sizin kendi zavallılığınızın sonucudur. Evet diyor ki İblis, onlara yeryüzünde kötülükleri süsleyeceğim. Yeryüzünü onlara süsleyeceğim. Bu dünyayı onların gözünde hedef yapacağım, kıble yapacağım. Dünyaya tapınır hale getireceğim onları. Dünyanın ve dünyalıkların peşine takacak, Seni ve âhireti unutturacağım onlara. Dünyaya öyle bir saracağım ki onları ne Seni, ne kitabını, ne peygamberini hatırlayacak zamanları bile kalmayacak. Onların topunu azdırıp yoldan çıkaracağım. Hepsini saptıracağım. Hepsini itaatsizliğe, isyanlara, günahlara sevk edeceğim. Ancak Senin ihlâslı kulların müstesnadır. Sana samimiyetle kulluk eden kullarını azdırma, kandırma imkânım olmayacak. Öyleyse hiçbir zaman unutmayalım ki bu alçağın ihlâslı kullar için, Allah’a samimiyetle kulluk içinde olanlar için hiç bir zaman herhangi bir otoritesi, herhangi bir yaptırım gücü de yoktur. İşte bizzat kendi diliyle itiraf ediyor İblis. Eğer Senin kulların halis müminseler ben onlara hiçbir şey yapamayacağım. Öyleyse biz şeytanın iğva-larına, hilelerine karşı halis müminler olmaya, yâni katışıksız, saf vahiy mü'mini, Kur’an ve Sünnet mü'mini olmaya çalışacağız. Babamızdan öyle gördük diye değil, hocamızdan böyle duyduk diye değil. Allah ve Resûlü böyle dedi, kitap ve Sünnet böyle istedi diye müslü-man olacağız. Saf ve katışıksız vahiy müslümanı olacağız. O zaman bilelim ki şeytan bize hiçbir şey yapamayacaktır. Allah’a inanan, Allah’la yol bulmaya çalışan, sürekli Allah’ın Kitabı ve Peygamberinin Sünnetiyle beraber olan, vahye sarılan, hayatını vahiyle düzenlemeye çalışan Allah’ın muttaki ve sâlih kulları üzerinde onun da, avenelerinin de hiçbir etkisi ve yetkisi yoktur. Bu yüzden onu ve avenesini bir şeymiş gibi gözlerimizde büyütmemize ve onlardan korkmamıza da gerek yoktur. Şurası bir gerçek ki şeytan ve avenesinden korkan onları bir şey zanneden müslümanlar onlarla savaşı göze alamazlar. Allah korusun o zaman müslümanlar şeytan ve şeytani güçlerle savaş kapasitelerini kaybederler. Rabbimiz buyurdu ki: