Hicr Suresine Dön

Hicrالحجر

57. Ayet

57Hicr Suresi

قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ اَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ

“Ey elçiler/melekler! Sizin işiniz (göreviniz) nedir?” demişti.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

56,57. “Zaten sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umudunu keser!” diyerek sormuştu: “Ey elçiler! İşiniz nedir?” İbrahim (a.s) dedi ki, dalâlette olanlardan, sapıtmışlardan baş-kası asla Rabbinin rahmetinden ümidini kesmez. Allah’ın Rahmetin-den sapıklar hariç kim ümit keser ki? Allah böyle buyurdu. Allah buyurmuşsa tamamdır. Allah hükmetmişse iş bitmiştir. Çünkü Allah her şeyi bilmektedir, her şeye güç yetirmektedir. Allah boşuna buyurmaz, Allah beyhude demez dediğini. Allah dilediğine hükmeder ve hükmettiğini de yerine getirir, bu konuda zerre kadar bir endişemiz yoktur dedi. Çünkü Allah göklerde ve yerde tek egemen olandır, dilediği yapandır. O’nun dilediğini kim engelleyebilir? O’nun hükmünün önüne kim geçebilir? Hayat O’na aitken, yaratma O’na aitken, dilediğini yaratmasını kim durdurabilir? Dilediğini dilediği zamanda, dilediği biçimde yaratan O’dur. Dilediğine hayat veren O’dur, dilediğini öldüren de O’dur dedi. Tıpkı atamız İbrahim (a.s) gibi yıllar sonra torunu Yakub (a.s) da oğullarını yiyecek almak üzere Mısır’a gönderirken senelerce önce kaybolmuş Yusuf’unu araştırıp soruşturmalarını ve bu konuda Allah’tan ümit kesmemelerini tavsiye ediyordu. Allah’tan asla ümit kes-meyin. Çünkü kâfirler topluluğu hariç kimse Allah’tan ümit kesmez diyordu. Allah’ın elçisi Yakub (a.s) Rabbinden asla ümit kesmiyor ve Yusuf’una kavuşmayı ümit ediyordu. Çünkü Allah’tan ümit kesmek bir manada en büyük varlık olan Allah’a noksanlık izafesidir. Yâni ciddi ciddi neyi istedik, neyi arzu edip onun sebeplerini yerine getirdik de Rabbimiz onu bize lütfetmedi? Yâni Yusuf’unu aradın da bulamadın mı? Çocuklarını ıslaha sa’y ettin de onu mu beceremedin mi? Niye ümit kessin de İbrahim (a.s)? Niye ümit kessin ki Rasulullah efendimiz? İlk günlerde şartlar kötüymüş, insanlar kendisine hüsnü kabul göstermemiş, kavmi kendisini dışlamış. Ne gam? Allah var ya. En kısa zamanda Allah onları başarıya ulaştıracaktır. Onlar da Rablerinden, Rablerinin rahmetinden ümit kesmediler. Allah’ın yardımı, Allah’ın rahmeti mutlaka kendilerine gelecekti. Ve her zaman ve zemin-de müslümanlar müjdelenen kimseler olacaklardı. İbrahim (a.s) meleklerden bu müjdeyi aldı. Bir evlât müjdesi aldı. Ve tabii meleklerin gelişinin sadece bununla sınırlı olmadığını, başka işlerinin de olduğunu sezinleyen İbrahim (a.s) dedi ki: Ey elçiler, sizin ne işiniz var? Neye geldiniz? Ne var? Sebep ne? dedi. Ma hadbuküm? dedi. Hadb Arapça’da çok ciddi bir iş için kullanılır. Ne için gönderildiniz ey Mürseller? Özel olarak sadece bana bir evlât müjdelemek üzere mi geldiniz? Yoksa başka bir göreviniz mi var? dedi. Onlar dediler ki: