61,62. “Elçiler Lût'un ailesine gelince, Lût: “Doğrusu siz tanınmayan kimselersiniz dedi.” Elçilerimiz Lût’un ailesine geldiler. Lût (a.s) dedi ki, tıpkı az evvel anlatılan İbrahim (a.s) gibi doğrusu sizler tanımadığım kimselersiniz. Daha önce sizi görmedim dedi. Ve kitabımızın başka sûrelerinin anlatımından biliyoruz ki Allah’ın elçisi onlardan dolayı, onların bu gelişinden dolayı epey rahatsızlandı, kötüleşti. İçi daraldı. Kendi kendine şimdi bu durumda ben ne yapacağım? dedi. Çünkü o güne kadar o ahlâksız toplum kendisine evine misafir almamasını söylemişler ve kendisine en büyük zulümleri evine misafir aldığı zamanlarda olmuştu. Adamların derdi kimse evine misafir almamalıydı ki dışarıdan gelenleri ekonomik ve cinsel sömürülerine alet edebilsinler. Lokantalarında, otellerinde kalmak zorunda kalan yabancıları hem ekonomik sömürülerine, hem de cinsel ahlâksızlıklarına alet etmek istiyorlardı. Zaten o toplum içinde Lût (a.s)dan başka kimse de misafir kabul et-miyordu. Onların bu ahlâksız emellerine engel olmak için Allah’ın elçisi dışardan gelenleri evine alıyordu. Ve işte şimdi Onun evine yine misafirler gelmiş, belki onlarla birlikte hareket eden karısı çoktan bu haberi onlara ulaştırmış ve neredeyse evine geldi geleceklerdi. Lût (a.s) büyük bir sıkıntı içine düş-müştü. Bu misafirleri onların elinden nasıl koruyacaktı? Bu tanrı misafirlerine nasıl muhafız olabilecekti? Az sonra toplum gelecek ve o misafirlerini cinsel ahlâksızlıklarına alet edeceklerdi. Gerçekten büyük bir sıkıntı içine düştü Allah’ın elçisi. Onun bu telâşını gören Allah’ın melekleri şöyle dediler: