70,71. “Biz sana kimseyi misafir kabul etmeyi yasak etmemiş miydik? dediler. Lût: “Alacaksınız, işte benim kızlarım” dedi.” Ey Lût, biz seni âlemlerden yasaklamadık mı? Sana hiç kimsenin işine burnunu sokmayacaksın demedik mi? Biz sana misafir kabul etmeyi yasaklamamış mıydık. Kimseyi evine misafir almaya-caksın dememiş miydik. Halbuki sen dışardan gelenleri evine almayacaktın ve biz onları otellerimizde, pansiyonlarımızda, lokantaları-mızda ekonomik ve cinsel arzularımızın kucağına düşürecek, onlardan istifade edecektik. Bu şehirde senden başka misafir kabul eden kimse var mı? Sen niye bizim planlarımızı bozuyor, menfaatlerimizi engelliyorsun? Şimdi sen bu adamları evinde misafir edince, onlara yiyecek, içecek, barınacak imkânları hazırlayınca, adamlar burada yabancılık çekmeyince biz emellerimize ulaşamıyoruz. Evet o yabancıları kendi sefih arzularına, rezil arzularına alet edemeyince Lût (a.s)’a gazaplandılar ve biz sana daha önce tembih etmemiş miydik? dediler. Bunun üzerine çaresiz kalan Allah’ın elçisi onlara dedi ki: Ey kavmim, alacaksanız işte kızlarım, onları alın. Ey kavmim, işte kızlarım. Ya kendi kızları ya da ümmetin kızları. İşte bunlar tertemizdir sizin için dedi. Gerçekten evlenmek istiyorsanız onlarla evlenin de bu misafirlerime ilişmeyin dedi. İşte benim kızlarım, yahut da işte ümmetimin kadınları, eğer evlenmek istiyorsanız bu kadınlarla evlenin. Cinsel ihtiyaçlarını kadınlarınızla giderin. Tertemiz helâl yoldan ihtiyacınızı giderin. Niye böyle helâl yoldan evlenmek dururken, meşru yoldan arzularınızı tatmin etmeniz dururken Allah’ın yasakladığı sefih bir hayatı yaşamak istiyorsunuz? Hiç sizin içinizde akıllı uslu bir adam yok mu? Aklınız başınızda değil mi sizin? Vazgeçin bu misafirlerimden ve erkeklere gitmekten diyordu. Onlar dediler ki: Ey Lût, bizim ne istediğimizi sen pek âlâ biliyorsun. Bizim senin kızlarında gözümüz yoktur. Kızlarında bir hakkımız yoktur. Biz kızları değil erkekleri istiyoruz ve onları almadan da buradan bir adım bile atmayacağız. Evet alçakların kızlardan, kadınlardan yana bir arzuları kalmamış, onların gözleri erkeklerde. Bizim ne istediğimizi biliyorsun, bize nasihat edip durma! dediler.