3. “Seslerini Peygamberin yanında kısan kimseler, Allah’ın gönüllerini takva ile sınadığı kimselerdir. Onlara mağfiret ve büyük ecir vardır.” Muhakkak ki seslerini Resul’ün (a.s) yanında kısanlar, indirenler, Resulullah’ın sözlerini kendi sözlerine, ya da başkalarının sözlerine tercih edenler, hep onları konuşmaya, hep onları dinlemeye, hep onları gündeme getirmeye çalışanlar, Resulullah’ın sözleri karşısında susmayı tercih edenler, sünnete karşı teslimiyet gösterenler var ya, işte onlar Allah’ın kalplerini takvayla denediği, çeşitli imtihanlarla kalplerini takvaya alıştırdığı, takvaya yatıştırıp ehil hale getirdiği yiğitlerdir. İşte onlar kalplerini Allah ve Resûlü’ne karşı sevgiyle, takvayla doldurduğu kimselerdir. Onlar için mağfiret var, kusurlarının örtülmesi var, eksiklerinin tam kabul edilmesi ve büyük bir bağış vardır. Bir konuda Resul’ün (a.s) sözünü işittiğimiz, onun bir sünnetini gördüğümüz, bir uygulamasına şahit olduğumuz anda hemen susacak ve teslim olacağız. O konuda itirazda bulunmayacağız. Kendi fik-rimizi, kendi değer yargımızı bir kenara bırakıp Resul’ün (a.s) değer yargısını öne alacağız. “O diyorsa doğrudur, O bizden daha iyi bilir,” diyeceğiz. Kendimiz susup teslimiyet gösterdiğimiz gibi, çevremizdekilerin de susup dinlemelerini sağlayacağız. İşte o zaman takvamız açığa çıkacak, Rabbimiz de kalbimizi takvaya alıştıracaktır.