109. “Ey Muhammed! Bu putperestlerin taptıklarının bâtıl olduğunda şüphen olmasın; daha önce babalarının tapmış oldukları gibi onlar da taparlar. Onlara paylarını şüphesiz eksiksiz olarak ödeyeceğiz.” Bu insanların, bu müşriklerin, bu kâfirlerin Allah’ı bırakıp da tapındıklarından şüpheye düşme. Bunlar sapıktırlar, bunlar yanlış yol-dadırlar. Bunlar bilgisizce atalarının yolunun takip eden insanlardır. Ataları daha önce neye tapınmışlarsa, ataları neyi putlaştırmışlarsa, ataları nasıl bir yanlış yola girmişlerse onlar da atalarının aynı yanlışlarını sürdürüyorlar. Şunu kesinlikle bilesiniz ki onlara yaptıkları bu sapıklıklarından meydana gelen nasipleri eksiksiz ödenecektir. Yaptıklarının karşılığı tastamam ödenecektir onlara. Öyleyse ey peygamberim ve ey Müslümanlar bu karşınızdaki kâfirlerle, müşriklerle vereceğiniz savaşı Allah vahyiyle Allah bilgisiyle, Allah desteğiyle götürmek zorundasınız. Kâfirlerin size karşı kullandıkları hayali güçleri, baskıları karşısında, Allah’ın kendilerine verdiği geçici yetkileri karşısında sakın onların bir güçlerinin kuvvetlerinin olduğu zehabına kapılmayın. Siz kendinizi Allah’a teslim edin diyor. Kâfirlerin bu geçici güç ve kuvvetlerinin karşısında peygamberin bile bir etkilenmesi söz konusu olabilir. Rabbimiz buyuruyor ki sakın ha onların tanrılarını, ibadetlerini bir şey görme. Onların tüm hayatları, tüm yaptıkları yanlıştır, sapıklıktır, ne kendilerinin ne de tanrılarının sana verebilecekleri hiç bir zararları yoktur. Bu konuda zerre kadar bir endişen, bir kuşkun olmasın. Sen Rabbine kul olduğun sürece, Rabbinin istediği gibi bir hayat yaşadığın sürece sen doğrudasın. Onların dayandıkları hiç bir şey yoktur. Onlar sadece babalarının yoluna dayanıyorlar. Kör bir taklidin peşindedirler. İşte şu anda da bakıyoruz yeryüzünün neresinde bir kâfir, bir müşrik varsa mutlaka kendilerinden öncekilerin şirkini, küfrünü devam ettirmekten başka yaptıkları bir şey yoktur.