Hûd Suresine Dön

Hûdهود

113. Ayet

113Hûd Suresi

وَلَا تَرْكَنُٓوا اِلَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا فَتَمَسَّكُمُ النَّارُۙ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ ثُمَّ لَا تُنْصَرُونَ

Sakın zulmedenlere/zalimlere meyletmeyin! Yoksa size ateş dokunur. Allah’ın dışında dostlarınız olmaz, sonra yardım da olunmazsınız.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

113. “Haksızlık yapanlara yönelmeyin, yoksa ateş size de dokunur. Sizin Allah'tan başka dostunuz yoktur; sonra, yardım da göremezsiniz.” Sakın ha sakın zâlimlere yönelme! Zâlimlerden yana olma! Zâlimlere meyletme! Zâlimlerle beraber olup onları savunma! O zaman kesinlikle bilesiniz ki ateş size dokunuverir. Ateş ashabından oluverirsiniz. Sakın ha sakın ey peygamberim ve ey peygamber yo-lunun yolcuları zulümden yana olmayın. Zulümden ve zâlimden yana bir tavır sergilemeyin. Müslüman hiçbir zaman zâlimden yana olamaz. Hayatta adâlet ve hak hakim olacaktır. Çünkü hayatın sahibi olan Allah Âdil ve Haktır. Öyleyse Allah’a, Hak olan Allah’a iman eden Peygamber ve Müslümanlar hakça bir hayat yaşamak zorundadırlar. Günah işle-yerek, hainlik yaparak, Allah’a kulluktan çıkarak kendi kendilerine zul-metmekte olan, hainlik eden, hainliklerinde ısrar eden, tevbe ederek hainliklerinden vazgeçmeyen kimselerle beraber olan, onların zulümlerine destek olanlar elbette sonunda onların gittikleri Cehenneme gideceklerdir. Böyle insanları Allah sevmezken, bir Müslüman nasıl sevebilir? Allah’ın müdafaa etmediklerini bir Müslüman nasıl müdafaa edebilir? Evet Allah’a karşı, peygambere karşı, Allah’ın kitabına karşı, mü’minlere karşı, paralarına karşı, mallarına karşı, hanımlarına ve çocuklarına karşı zâlim davranan, yapmamaları gerekeni yapan, her şeye zulmeden onlarla ilişkilerini Allah’ın istediği gibi ayarlamayan, Allah’ın kendisine emânet ettiği dine karşı zâlim davranan, tüm emânetlere hıyanet eden, emânetlerle alâkalı emânetin sahibinin dis-kalifiye ederek yaşayan insanlara gerek zâlim davrandıkları konularda, gerekse başka konularda asla destek olmayacağız. Zulümlerine ve hıyanetlerinde yardımcı olmayacağız. Bakın Rabbimiz peygamberini şiddetle uyarıyor bu konuda. Biz biliyoruz ki Rasulullah efendimiz asla zâlimlere meyletmedi. Asla zâlimlerden yana olmadı. Biz Müslümanlar bu konuda çok titiz davransınlar diye onun şahsında bu uyarısını bize ulaştırıyordu Rabbi-miz. Bunlar egemendir diye, bunlar güç ve kuvvet sahibidir diye, bunların ekonomik, siyasal ve askeri güçleri var diye zâlimlerin emrine girmeyecek Müslümanlar. Zâlimlerin zulümlerine destek vermeyecekler. Peygamber ve Müslümanlar hakkın yanında, adâletin yanında, zayıfların yanında yer alacaktır. Peygamber ve Müslümanlar toplum içinde Allah’ın istemediği tüm sınıf ayırımlarını bir kenara atarak tavırlarını Allah’tan, adâletten, haktan yana belirleyecekler. Eğer Allah’ın razı olmadığı bir tavır sergilerseniz, haktan yana, adâletten yana değil de güçlülerden yana, egemenlerden yana, zenginlerden ve zâlimlerden yana bir tavır sergilerseniz, zâlimlerle beraber olur, onlara destek olursanız, onların destekçisi olursanız kesinlikle bilesiniz ki Ben sizin dostunuz ve yardımcınız değilim diyor Rabbimiz. Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra yardım da olunmazsınız. Kendinize bir yardımcı da bulamazsınız. Allah desteğini kaybetmiş bir kimseye kim yardım edebilecek? Evet demek ki dosdoğru olmanın yolu kâfirlere, zâlimlere destek olmamaktan, onlara meyletmemekten, onlardan uzak durmaktan geçmektedir. Sonra bu iş için bir de şuna dikkat edin: