13. “Senin için: “Onu uydurdu” diyorlar, öyle mi? De ki: “Öyleyse onun sûrelerine benzer on sûre meydana getirin, iddianızda samimi iseniz, Allah'tan başka çağırabileceklerinizi de çağırın.” Yoksa bu Kur’an’ı peygamber uydurdu mu diyorlar? Bu kitabı peygamber kendi kafasından uyduruyor ve Allah’a izâfe ederek iftira ediyor mu diyorlar? Evet dediler ki ey Muhammed bu kitabı sen uyduruyorsun ve utanmadan bir de Allah gönderiyor onu diye iftira ediyorsun. Halbuki bunu diyenler Rasulullah efendimizi çok iyi tanıyorlardı. Allah’ın Resûlü bu sözleri söylemeye başlamadan önce kırk yıl aralarında kalmıştı. Çocukluğu, gençliği aralarında, gözlerinin önünde geçmişti ve daha önce kendisinden böyle şeyler duymamışlardı. Yâni bu tür sözleri bir beşerin, bir insanın söyleyemeyeceğini kendileri de pek âlâ biliyorlardı. Bir delinin, bir şairin, bir kâhinin asla bunları söyleyemeyeceğini çok iyi biliyorlardı. Biliyorlardı ama yine de insanları şartlandırabilmek için böyle diyorlardı. Onların bu iddialarına karşılık Rabbimiz de buyurdu ki: Haydi o zaman bu Kur’an’a benzer uydurulmuş on sûre ge-tirin bakalım. Haydi buyurun bu kitabın sûrelerinin benzeri on sûre getirin. Madem ki bir beşerin uydurabileceğini söylüyorsunuz, haydi öteki beşerleriniz bir on sûre uydursunlar. Haydi Allah dûnunda, Allah berisinde ne kadar yardımcılarınız varsa, ne kadar şairleriniz, edipleriniz, hukukçularınız, ekonomistleriniz, siyasileriniz, proflarınız, putlarınız, ilâhlarınız varsa onları da yardıma çağırın. Eğer yapabilecekseniz, eğer sadıksanız, eğer iddianızı eyleme geçirebilecekseniz haydi buyurun. Diyorsanız ki bunu peygamber kendisi uydurdu, o zaman haydi siz de benzer bir on sûre uydurun. Mümkün müdür ki bunu Allah’tan başka birileri söyleyebilsin? Yaratılışı gündeme getiren bir sûre. Göklerin ve yerin yaratılışından bahseden, Âdem (a.s)dan söz eden, arştan, kürsiden bahseden bir sûre, insanı anlatan, hayatı anlatan, Allah’ı anlatan, âhireti, cenneti, cehennemi anlatan, ekonomik hayatın, hukukun, sosyal yapının yasalarını ortaya koyan bir sûreyi kim getirebilecek ki Allah’tan başka? Yâni muhtevayı getirmeleri mümkün olmadığı gibi, edebi yönden, belâgat ve fesahat yönünden de böyle bir sözü söylemeleri mümkün değildir.