43. “Oğlu: “Dağa sığınırım, beni sudan kurtarır" deyince, Nuh: "Bugün Allah'ın buyruğundan O'nun acıdıkları dışında kurtulacak yoktur" dedi. Aralarına dalga girdi, oğlu da boğulanlara karıştı.” Ben dağlara sığınırım, dağlara çıkarım, onlar beni sudan ko-rur. Dağlara güvendi, gücüne kuvvetine güvendi, teknolojisine gü-vendi. Nuh (a.s) dedi ki, ey oğlum, bugün Allah’ın emrinden kendisini kurtaracak yoktur. Bugün Allah’ın emrinden hiç kimse kendisini kurtaramayacak. Ancak Allah’ın rahmet edip acıdıkları müstesna. Bugün Allah’ın azabı, Allah’ın gazabı, Allah’ın helâk emri herkesi boğacak, herkesi kapsayacak. Gel inat etme de Allah’ın rahmetine hak kazananların içine gir. Gel mü’minlere katıl. Gel Müslüman ol. Gel kurtulanlardan ol. Tam onlar konuşurlarken babayla oğulun arasına bir dalga girdi ve o da boğulanlardan oldu. Onun işi de bitti. Tüm diğer zâlimler gibi Nuh (a.s) un oğlu da boğuldu sular altında. Ebedîyen yok oluşun, ebedîyen kahroluşun ve kaybedişin derinliklerine gömülüp gitti o da. Dünya üzerinde Allah’ın helâk yasası gerçekleşti ve artık yeryüzünde hiç kimse kalmadı. Tabii tüm yeryüzü mü? Yoksa yeryüzünün o gün için insan yaşayan bölümü mü? Bunu bilmiyoruz. Ama artık yeryüzünde gemiye binenlerin dışında hiçbir insanın kalmadığı ve insanlığın tekrar bu gemiye binenlerden ürediğini biliyoruz. Evet Allah’ın hükmü gerçekleşti, tufan uygulandı, zâlimler, kâfirler helâk oldu.