68. “Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Bilin ki, Semûd milleti Rabbini inkâr etmişti. Bilin ki, Semûd milleti Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.” Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Sanki orada, o Medayin’de böyle bir toplum hiç yaşamamıştı. Sanki Medyen diye bir ülke hiç olmamıştı. Sanki orada böyle bir toplum hiç zevk yapmamış, sanki orada hiç bayram yapmamışlar, yaşamamışlar, hiç şenlikte bulunmamışlar, şen şakrak bir toplum yaşamamıştı artık orada. Onlardan arkaya kalan hiç bir iz, hiç bir eser yoktu. Gece vakti o kavmin ileri gelenleri Sâlih (a.s)’ı gizlice öldürmeye karar verdiler. Öldürelim Sâlih’i de kim vurduya gitsin diye kararlaştırdılar. Ama Allah buna izin vermeyecekti. Üç gün sonra korkunç bir sayha, bir titreşim onları yok ediverdi. Güya evlerini Âd kavmi gibi düzlük arazilerde değil de kayalıkların arasında yonttukları mağaralarda kurmuşlardı. Güya sudan, tufandan ve rüzgardan etkilenmeyeceklerdi. Ama Allah’ın bunlardan başka âyeti yok muydu? İşte Allah’ın bir başka âyetiyle korunma felsefeleri de bir işe yaramıyordu. Bir sayha ki kapı pencere de tanımadığı için işleri bitiverdi. Sâlih (a.s)’ı öldürme planları boşa çıkıyor, müslümanları yok etme desiseleri boşa gidiyor, Rabbimiz korumayı murad ettiklerini koruyor ve bir çığlıkla Semûd kavmi de hayata veda ediyordu. Kurtulan yine Müslümanlar, kaybedenler yine kâfirler ve zâlimler. Helâk olanlar yine Allah’la, Allah’ın âyetleriyle, Allah’ın elçileriyle ve Müslümanlarla savaşa tutuşanlar. Dikkat edin, Semûd Rabbine küfretmişti, Rabbini, Rabbinin âyetlerini örtmüş, Rabbinin hayat programını örterek bir hayat ya-şamaya yönelmişti de Allah’ın rahmetinden uzaklaşarak ebedîyen kaybettiler. Halbuki Allah’ın rahmeti kendilerine ne kadar da yakındı değil mi? Eğer elçilerini dinleyip Müslüman oluverselerdi Allah’ın rahmetiyle güzel bir dünya yaşayabilirlerdi. Allah’ın rahmetiyle cennete gidebilirlerdi. Ama alçaklar ayaklarına kadar gelmiş rahmeti teptiler. Allah’ı, Allah’a kulluğu unutup dünyayı kıbleleştirdiler. Güçlerine, kuvvetlerine güvenerek Allah’la savaşa tutuştular da sonunda geberip gittiler. İşte bir helâk yasası daha ve işte yeryüzünden silinip giden bir toplum daha. Ama yeryüzünde hayat devam ediyor. Yeryüzünde insanlar hayat sürmeye devam ediyor. Yine Müslümanların yolunu devam ettiren Müslümanlar, yine zâlimlerin bu helâk yasasından ibret almayan kâfirler ve zâlimler. Bundan sonra İbrahim (a.s) dan söz edecek Rabbimiz: