69. “Andolsun ki, elçilerimiz müjde ile İbrahim'e geldiler. “ Selâm sana” dediler, “Size de selâm” dedi, hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.” İbrahim (a.s)’a Allah’ın elçileri geldi. Allah’ın müjdeci melekleri geldi. Allah’ın melekleri İbrahim (a.s) in misafirleridir. Elçilerimiz, meleklerimiz İbrahim’e müjde getirdiler, müjdeyle geldiler. Dediler ki: “selâma”. Selâm, selâmetlik, esenlik, Allah’ın rahmet ve bereketi se-nin üzerine olsun ey İbrahim. O da dedi ki Allah’ın selâmı sizin üzerinize olsun. Şu anda Halilü’rrahmân kentindeyiz. Bir peygamber şehrinde, bir peygamber evinde, bir peygamber ocağındayız. Allah’ın kutlu bir peygamberinin, hem de bizim babamız olan bir peygamberin evine misafir olduk ve Rabbimizin bilgilendirmesiyle binlerce yıl önce gerçekleşmiş bir konuşmayı, bir misafirliği, bir ağırlamayı, bir tarihi öğreniyoruz. Başka hiç bir kaynaktan öğrenme imkânımız olmayan bir olayı yaşıyoruz. Allah’ın melekleri Allah’ın elçisi İbrahim’in evine geliyorlar misafir olarak ve selâmlaşıyorlar. İbrahim (a.s) misafirlerinin önüne bir kızartılmış bir buzağı getiriverdi. Atamız İbrahim (a.s) misafirlere çok çok ikramlıydı. Kıyâmete kadar gelecek tüm Müslümanlara en güzel bir cömertliğin, en güzel bir misafirperverliğin örneğini sunuyordu ata-mız. İşte bir gün kendisine misafirler gelir. Ama bu defa gelen misafirler öteki misafirler gibi değildi. İbrahim (a.s) da bundan habersizdi. Yâni insan sûretinde gelen bu misafirlerin melek olduklarını bilmiyor-du. Her zaman gelen misafirlere yaptığı gibi cömertçe davranıyor ve hemen bir buzağıyı kızartıp önlerine koyuyor.