76. “Elçilerimiz, “Ey İbrahim! Bundan vazgeç, doğrusu Rabbinin emri gelmiştir. Onlara, şüphesiz, geri çevrilemeyecek bir azap gelmektedir" dediler.” Ey İbrahim, bu işten vazgeç artık. Doğrusu Rabbinin emri geldi. Rabbin karar verdi bu iş olacak. Bu işte dönüş yoktur. Yâni o kavim helâki hak etti, helâk olacak. Yıllarca Allah’a isyan eden, Allah’ın elçisini dinlemeyen, Lût (a.s) un uyarılarına kulak vermeyen o toplum çaresiz helâk olacak. Çünkü o toplum gerçekten âdi, günahkâr, suçlu bir toplumdur. Onlarda âlemlerde görülmemiş, yeryüzünde hiçbir kavmin yapmadığı korkunç bir hastalıkları vardı. Lûtîlik. Erkeğin kadınları bırakıp erkeklere gitmesi. Kadınlar erkeklerden, erkekler de kadınlardan hoşlanmıyorlar, hemcinslerine gidecekleri yerde eş cinslerine gidiyorlar. Tatminsizlikte zirve noktasına ulaşmış rezil bir toplum. İnsanlıktan çıkmış, Allah’ın sınırlarını aşmış, tatminsizlik içinde kıvranan bir toplum. Hayvanları bile utandıracak ilişkilere dalmış bir toplum. Lut (a.s) un toplumunun pisliği buydu. Allah’ın elçisi yıllarca yapmayın! Etmeyin! Sizler fahişeye mi gidiyorsunuz? Aşırılığa, fah-şaya mı gidiyorsunuz? Dünyalarda sizden önce hiçbir kavimde görülmemiş, hiç kimsenin yapmadığı bir hayasızlığı mı yapmak istiyor-sunuz? İnsanların dışında hayvanlar âleminde bile benzeri görülmemiş çok çirkin bir şeyi mi yapmaya gidiyorsunuz? Allah’ın varlığınızı, soyunuzu, neslinizi devam ettirmek üzere verdiği bu erkeklik, kadınlık güçlerinizi boşa akıtan israfçılar mı oluyorsunuz? Allah’ın istemediği bir hayatı yaşamaktan vazgeçin diye ısrarla onları uyardığı halde bir türlü pislikten vazgeçmemiş bir toplum olarak onlar Allah’ın azabını hak ettiler. Evet melekler Lût (a.s) un kavmi hakkında bizimle tartışmayı bırak diyorlardı İbrahim (a.s)’a. Çünkü o toplum adam olma yeteneğini kaybetmiştir. O günlerde azgınlıklarını, Allah’a, peygambere ve Müslümanlara karşı düşmanlıklarını artırmışlar ve şöyle diyorlardı: Çı-karın bu peygamberi şehrimizden. Atın bu adamları şehrimizden. Çı-karın onları beldemizden. Atın bu adamları okullarımızdan. Sürün bu adamları kentimizden. Yok edin bunları. Temizleyin bu adamları sokaklarımızdan. Çünkü bunlar temizlenmek isteyen kimselerdirler. Te-mizlik istiyorlar bunlar. Aşırı temizlikten yanalar bunlar. Madem ki temizlik istiyorlarmış, madem ki temizlikten yanalarmış, öyleyse çıkarın bunları şehrimizden de diledikleri yerde diledikleri kadar temizlensinler. Bunlar memleketin düzenini bozuyorlar. Bunlar ülkenin yeknesaklığını zedeliyorlar. Bunlar bizim ülkemizde fitne çıkarıyorlar. Bizler ne güzel erkek erkeğe, kadın kadına bir ayırım yapmadan cinsel arzularımızı tatmin edip keyiflerimize bakarken, bu adamlar Allah’tan, dinden, iffetten, hayadan, Allah yasalarından bahsederek homoseksüelliğe, zinaya karşı çıkarak bizim huzurumu-zu kaçırıyorlar. Yok haramdı, yok helâldi diyerek bizim iştahımızı kaçırıyorlar. Huzurumuzu kaçıran, bize Allah’ı, bize âhireti, bize haramı helâli, hesabı kitabı hatırlatan ve böylece zevklerimizi kaçıran bu insanları çıkarın ülkemizden de biz de rahat bir şekilde yapacaklarımızı yapalım diyorlardı. Bakıyoruz bugün de aynı şeyleri söylüyorlar Müslümanlara. Atın bunları okullarınızdan. Temizleyin bunları askeriyenizden. Kovun bunları mahallenizden. Çıkarın bu adamları akrabalığınızdan. Çünkü temizliği istiyor bu adamlar. Bu sofuları sürün başka yerlere. Bu tesettürlüleri uzaklaştırın üniversitelerinizden. Bu sakallıları, bu rüşvet yemek istemeyenleri, bu temizlikten yana olanları atın dairelerinizden... Evet pislikten yana olanların bugün de aynı şeyleri söylediklerine şahit oluyoruz. Çünkü hakkı bâtıldan, doğruyu yanlıştan, güzeli çirkinden, pisi temizden, namusu namussuzluktan ayırabilme özelliklerini kaybetmiş bu insanlardan bundan başkası da beklenmeyecekti elbette. Elbette kirlilerin içinde temizlerin yaşaması zor olacaktı. Pislerin içinde az da olsa temizlerin varlığı, pislerin pisliklerini açığa çıkardığı için pisler kesinlikle onların varlığına tahammül etmeleri düşünülemeyecekti. Sistemleri pis olan, hukukları pis olan, kazanmaları harcamaları pis olan, eğitimleri pis olan, erkek kadın ilişkileri pis olan, her şeyleri pis olan, her tarafları kokuşmuş, fıtratları pisliğe alışmış in-sanların temizlikten ve temizlerden hoşlanmaları asla mümkün olmayacaktı. Allah’ın melekleri de diyorlar ki onlara Allah’ın korkunç bir azabı gelecek ve bu azap asla onlardan geri çevrilmeyecek. Onlara gelecek bu azap kıyâmete kadar böyle bir ahlâksızlığa düşen tüm kavimlere, tüm toplumlara örnek olacak. Kıyâmete kadar kim Allah’ın helâl yoldan gösterdiği tatmin yolunu bırakır da kadın kadına, erkek erkeğe haram bir yola giderse aynı azapla uyarılmış olacak.