85. “Ey milletim! Ölçüyü ve tartıyı tamamı tamamına yapın; insanlara eşyalarını eksik vermeyin; yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.” Ey kavmim, ölçüyü ve tartıyı adâletle yerine getirip uygulayın. Ölçüyü tartıyı adâletle îfâ edip ikâme edin. Gerek alırken gerek satarken, gerek kendinize ölçerken, gerek başkalarına ölçerken adâletten ayrılmayın. Eksiltme çoğaltma yollarıyla, gasp yollarıyla, reklam yollarıyla, insanların gözlerini boyayarak ihtiyaç olmayan şeyleri ihtiyaçmış gibi göstererek, haram yolları meşrulaştırarak ekonomik hayatı bozmayın. İnsanların mallarını eksiltmeyin. İnsanların ekonomik güçlerine darbe indirmeyin. Enflasyon, devalüasyon gibi numaralarla insanların ceplerine el atıp onların mallarını eksiltmeden yana olmayın. Âhireti, âhiretin hesabını kitabını diskalifiye edip putlaştırdığınız dünyalıklara ulaşabilmek için her şeyi meşru görmeden yana olmayın. Kapitalist ve materyalist bir anlayışın kurbanı olmayın. Böylece yeryüzünde bozgunculuk yapmayın, Allah’ın koyduğu düzeni değiştirmeyin diyordu Allah’ın elçisi Şuayb (a.s). Allah’ın peygamberi evvela toplumunu tevhide, yalnız Allah’a kulluğa dâvet ettikten sonra ölçü ve tartı konusunu, ticarette dürüst davranmaları konusunu gündeme getiriyor. Elbette tevhidi kavrayamamış, Allah’a Allah’ın istediği biçimde inanamamış bir insanın, içine iman ve akide yerleşmemiş bir toplumun ameli hayatının düzelmesi de mümkün olmayacaktır. Allah’ı Allah’ın kendisini tarif ettiği biçimde tanımayan ve inanmayan bir adama bir kısım amellerden söz etmenin anlamı yoktur. İnsanlara önce Allah anlatılacak, cennet anlatılacak, cehennem anlatılacak, hesap kitap anlatılacak, yâni cenneti ve cehennemi olan, sonunda hesaba çekecek olan bir Allah anlatılacak ve ondan sonra da işte bu Allah hatırına şunları şunları yapman lâzım denilecektir. Sadece Allah’ı dinlemen ve Allah’tan başka hiç kimseyi dinlememen gerekir diyeceğiz. Yâni insanları şirkten, küfürden arındırıp onların kalplerine imanı yerleştirmeliyiz. İşte Sâlih (a.s) da böyle yapıyordu.