Hûd Suresine Dön

Hûdهود

98. Ayet

98Hûd Suresi

يَقْدُمُ قَوْمَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فَاَوْرَدَهُمُ النَّارَۜ وَبِئْسَ الْوِرْدُ الْمَوْرُودُ

(Firavun) Kıyamet Günü kavminin önüne geçer ve onları ateşe götürür. Girilen o yer ne kötü bir yerdir!

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

98. “Firavun, kıyâmet gününde milletine öncülük eder, onları cehenneme götürür. Gittikleri yer ne kötü yerdir!” Kıyâmet günü o hain kavminin önüne düşecek ve onları ateşe götürecek. Ateşte sulamaya, ateşte onların su ihtiyaçlarını giderme-ye götürecek. Onun mihmandarlığında gidilen o ateş, o cehennem ne kötü bir yerdir? Eğer insanlar yaratıcılarına kulluğu bırakırlar da kendilerine rablik, ilâhlık iddiasında bulunan Firavunları dinlerler, Firavunlara itaat ederler, Firavunların yasarıyla bir hayat yaşamaya kalkışırlarsa elbette onlar da o Firavunların gittiği yere gideceklerdir. Dünyada Firavunları önlerine geçirenlerin, Firavunlar rehberliğinde bir hayat yaşayanların öbür tarafta da Firavunların arkasında, Firavunların rehberliğinde cehenneme gideceklerdir. İşte o gün insanlar kendilerine gönderilen Allah elçisine tâbi olmadılar, Allah elçisi rehberliğinde bir hayata yanaşmadılar da Firavunun peşine düştüler. Tabii Firavun da bu gönüllü kullarını küçümsedi ve onların düşüncelerine inanışlarına ve değer yargılarına ipotek koydu. Siz de böyle inanacaksınız! Siz de böyle benim gibi düşüneceksiniz diyerek onları kendisi gibi düşünmeye, kendisi gibi inanmaya zorlayarak, kendi anlayışını zorla onlara empoze etti. Sizler beni dinlemek zorundasınız. Benim dediklerimin dışına çıkmamak zorundasınız. Sizin nasıl düşüneceğinizi? Nasıl inanacağınızı ben bilirim! Nasıl giyineceğinizi ben belirlerim! Siz anlamazsınız diyerek onları aptal yerine koydu. Şimdi de öyle değil mi? Şimdi de aynı şeyleri söylemiyorlar mı Firavunlar? Sizler anlamazsınız! Sizler bilmezsiniz! Sizler bizi dinlemek zorundasınız! Eğer okulu bitirmek istiyorsanız, eğer diploma al-mak istiyorsanız, eğer dükkan açmak istiyorsanız, eğer bakan olmak, dekan olmak istiyorsanız, müdür olmak, doçent olmak istiyorsanız, sanayici olmak istiyorsanız benim dediğimi yapacak ve benim sözümden çıkmayacaksınız. Şöyle şöyle davranmadan, şunları şunları yapmadan bunları yapamazsınız diyerek şu anda bu Müslümanlarla alay eden, onların her tür özgürlüklerine ipotekler koyanlar da aynı şeyi yapmıyorlar mı? Ama tabii Allah’a ve elçisine itaatten çıkıp Firavunlara kulluğa yönelen insanlar bunu hak ediyorlar. Yâni eğer onlar onlara değer vermeseler yapabilecekleri hiçbir şey yoktur. Zaten zâlimin yanı başında ona koltuk değnekliği yapan mazlum olmasa, zâlim asla ayakta duramaz. Zâlimin varlığı mazlumun varlığına bağlıdır. Bu tür sahte Rablerin hayatını sürdüren mazlumun varlığıdır.