İbrâhîm Suresine Dön

İbrâhîmابراهيم

12. Ayet

12İbrâhîm Suresi

وَمَا لَنَٓا اَلَّا نَتَوَكَّلَ عَلَى اللّٰهِ وَقَدْ هَدٰينَا سُبُلَنَاۜ وَلَنَصْبِرَنَّ عَلٰى مَٓا اٰذَيْتُمُونَاۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُتَوَكِّلُونَ۟

“Ne diye Allah’a tevekkül etmeyelim ki? Kuşkusuz O, bize (dosdoğru) olan yollarımızı göstermiştir. Elbette, bize yaptığınız eziyetlere sabredeceğiz. Tevekkül edecek olanlar yalnızca Allah’a tevekkül etsinler.”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

12. “Bize yollarımızı gösteren Allah'a niçin güvenmeyelim? Bize ettiğiniz eziyete elbette katlanacağız. Güvenenler ancak Allah'a güvensinler.” Bize ne oluyor ki Allah’a tevekkül etmeyelim? Bize ne oluyor ki vekaletimizi Allah’ın eline vermeyelim? Bize ne oluyor ki Rabbimizi vekil bilip O’nun bizim adımıza aldığı kararlara teslim olmayalım? Bize ne oluyor ki Rabbimizi övmeyelim? Bize ne oluyor ki Rabbimize kul olmayalım? Bize yollarımızı açan O’dur. Bize yolumuzu gösteren O’dur. Bize hidâyet eden O’dur. Rabbimiz lütfuyla bize kendi yolunu, kendi hidâyetini gösterdiği halde, bize bu dünyada nasıl bir hayat yaşayacağımızı, kendisine nasıl kulluk edeceğimizi, rızasını nasıl kazanacağımızı, cennetine nasıl ulaşabileceğimizi bildirdiği halde, bizim adımıza en güzel kararları aldığı halde, bizi bizden daha iyi düşündüğü halde niye O’nu kendimize velî ve vekil kabul etmeyelim? Bizi yarattığı halde, bizi doyurduğu halde, bize rızık verdiği halde, bizi peygamber seçip yolunu gösterdiği halde, bize akla hayale gelmedik lütuflarda bulunduğu halde biz niye böyle bir Allah’a teslim olmayalım? Şüphesiz ki bizler sizin bize olan eziyetlerinize sabredeceğiz. Sizler her ne kadar da size iyilikten başka bir şey düşünmeyen, sizin için cennetten başka bir şey düşünmeyen bizlere inanmasanız da, bize getirdiğimiz bu hak dinden ötürü düşman kesilseniz de, bizi ve getirdiğimiz Allah mesajını kabullenmeye yanaşmasanız da, bizlerle alay etseniz de, bize işkenceler tattırmaya çalışsanız da biz sizin hidâyetiniz ve kurtuluşunuz hatırına yine de sizden gelenlere sabredecek, dişimizi sıkacak ve dayanacağız. Zaten tevekkül edenler, kendilerine vekil arayanlar, vekaletlerini devredip arzularını yerine getirecekleri yasalarını uygulayacakları, boyunlarındaki ipin ucunu eline teslim edecekleri bir varlık arayanlar sadece Allah’a tevekkül etsinler. Sadece Allah’ın razı olduğu bir hayatı yaşasınlar. Sadece Allah’ın çektiği yere gitsinler diyorlardı tüm elçiler. Evet gerçekten nasıl hamd edeceğiz? Nasıl teslim olacağız? Nasıl vekil bileceğiz Rabbimizi? Nasıl vereceğiz vekaletlerimizi O’na? Bakın İbrahim sûresinin bu âyetleri Rasulullah efendimize nâzil oluyor. Bizim kendisine kulluğumuzun, teslimiyetimizin anlatıldığı, örneklendiği bu bölümde yasal bir örneğimiz olarak Mûsâ (a.s) gündeme alınıyor. Ve bizden önceki toplumların peygamberlerine karşı takındıkları tavırlar da gözlerimizin önüne seriliyor. Bize çok güzel bilgiler, çok hoş örnekler sunuluyor. Rabbimiz gerçekten bize karşı çok merhametlidir. Şimdi artık elimizde bu kadar büyük nîmetler varken bu nîmetlere, bu rahmete kulak tıkayarak bir hayat yaşamaktan daha büyük bir zavallılık düşünülemez.