İbrâhîm Suresine Dön

İbrâhîmابراهيم

17. Ayet

17İbrâhîm Suresi

يَتَجَرَّعُهُ وَلَا يَكَادُ يُس۪يغُهُ وَيَأْت۪يهِ الْمَوْتُ مِنْ كُلِّ مَكَانٍ وَمَا هُوَ بِمَيِّتٍۜ وَمِنْ وَرَٓائِه۪ عَذَابٌ غَل۪يظٌ

Zorlanarak ve yudum yudum yutkunmaya çabalar (ama) boğazından kolayca geçmez. Ölüm her yandan ona gelir, fakat o ölmez. Ardında daha sert/çetin bir azap vardır.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

17. “Onu yudum yudum içecek fakat yutamayacaktır. Ölüm ona her taraftan geldiği halde, ölemeyecek, arkasından da çetin bir azap gelecektir.” O kaynar, o irinli sudan içip yutmaya çalışacaklar ama yutamayacaklar, boğazlarından geçmeyecek. Ölüm onlara her taraflarından gelecek, ama ölemeyecekler. Ölüm isteyecekler bu korkunç durumdan kurtulmak için ama ölemeyecekler. Nerdesin ey ölüm! Gel de bizi bu durumdan kurtar! diyecekler ama ölemeyecekler. Ölümü temenni ettiren, ölümü aratan korkunç azapların içinde olacaklar. Güçlü kuvvetli bir toplum. Gücüne kuvvetine, imkânlarına, saltanatlarına güvenen bir toplum. Ekonomik, siyasal ve askeri güçlerine güvenerek Allah elçilerini, o elçilerin yolunun yolcusu müslümanları ülkelerinden atmaya, onlara hayat hakkı tanımamaya karar vermiş bir toplum. Allah’la baş edebileceğini zanneden zavallı bir toplum. Ama işte Rabbimin cezası geldi, toptan helâk oldular, işleri bitirildi, cehennem gittiler ve orada ölümü temenni ettiren azapların arasında acı acı feryatlarını duyuyoruz. Her taraftan ölüm kendilerini kuşattığı halde, her bir lahzada binlerce ölüm acısı tattıkları halde ölüp de kurtulamadıklarına şahit oluyoruz.