1,2. “Elif, Lam, Ra; Ey Muhammed! Bu, Allah'ın izniyle, insanları karanlıklardan aydınlığa, güçlü ve övülmeğe lâyık, göklerde ve yerde olanların sahibi Allah'ın yoluna çıkarman için, sana indirdiğimiz Kitaptır. Uğrayacakları çetin azaptan dolayı vay kâfirlerin haline!” Elif, Lâm, Ra. Bunlar Allah sözüdür. Bunlar Allah yasalarıdır. Dinleyin şu anda Allah konuşuyor. Ey peygamberim, bir kitap ki Biz onu sana indirdik. Bir kitap ki onun sözleri tamamen Allah’a aittir. Peki ne için indirmiş Rabbimiz bu kitabı? Onunla yeryüzü insanlığını, kullarını karanlıklardan nûra çıkarmak için. Kullarını küfür, şirk, cehalet karanlıklarından iman, hidâyet, tevhid, ilim aydınlığına çıkarmak için. İnsanları Rablerinin izniyle övülmeye, hamd edilmeye, kulluk yapılmaya, sözü dinlenmeye, yasaları uygulanmaya lâyık olan, göklerin ve yerin sahibi olan, göklerde ve yerde ne varsa hepsinin mâliki olan Allah’ın yoluna çıkarman için. Evet işte bu kitabın geliş gayesi budur. Tabii kitabını gönderiş sebebini açıklamakla birlikte Rabbimiz bu kitabın kendisine gönderildiği peygamber (a.s) ın misyonunu da ortaya koyuyor. Peygamberin görevi Rabbinden gelen bu kitapla bütün insanları karanlıklardan, küfür, şirk, zulüm karanlıklarından, cehalet karanlıklarından hidâyet aydınlığına, vahiy bilgisi aydınlığına, İslâm’ın aydınlığına, aydınlık bir dünyaya ulaştırmak. Tabii peygamberin bir beşer olarak tek başına bunu becermesi mümkün değildir. O Allah’ın izniyle, Allah’ın yardımıyla ve Allah’tan gelen bu kitapla bunu gerçekleştirecektir. O insanlığı Allah yoluna, Allah’ın kitabına dâvet edecek. Aziz ve şerefli olan, düşmanlarına karşı intikamı şedit olan, göklerde ve yerde kimsenin kendisine kafa tutması mümkün olmayan, mutlak galip, mutlak egemen olan Allah’ın apaydınlık yoluna davet edecek. O Allah ki göklerde ve yerde ne varsa hepsinin sahibidir. Tüm varlıkları var eden ve onların boyunlarındaki kulluk iplerinin ucu elinde olandır. Hamde lâyık olandır. Övülmeye, sözü dinlenmeye, kendisine kulluk edilmeye lâyık olandır. Evet işte böyle yüce bir Allah rahmeti gereği kullarını karanlıklardan aydınlığı çıkarmak üzere yeryüzünde kullarından birisine kendi bilgisini, kendi vahyini, kendi kitabını gönderiyor. Sen sadece Benim kitabımla, Benim iznimle insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarabilirsin buyuruyor. Senin bunun dışında başka bir gücün, başka bir yetkin yoktur buyuruyor. Kitabı ve peygamberi rehberliğinde yoluna tabi olanların da aziz ve şerefli bir yola girdiklerini haber veriyor. Bunun karşısında ise uğrayacakları çetin azaptan dolayı vay kâfirlerin haline! Yazıklar olsun o kâfirlere ki onlar bu aydınlık yola tabi olmadıkları için, kitabın ve peygamberin gösterdiği aydınlık bir dünyaya talip olmadıkları için şiddetli bir azabın mahkumu olmuşlardır. Cehennem azabı vardır onlar için. Sebep ne? Çünkü onlar Aziz ve Hamîd olan Allah’ın aydınlık yoluna, İslâm yoluna girmemişlerdir. Allah karşıtı yollara girmişler ve: