46. “Şüphesiz onlar düzenlerini kurdular; oysa dağları yerinden oynatacak olsa bile, bu düzenleri hep Allah'ın elindeydi.” Şüphesiz onlar büyük büyük tuzaklar kurdular. Halbuki on-ların kurdukları düzenler dağları yerinden oynatacak olsa bile hep Allah’ın elindeydi. Allah bir tek karşı tuzakla onların tüm tuzaklarını helâk edecek güçteydi. Evet tarih boyunca kâfirler, zalimler, Allah’a ve dinine karşı, Allah’a ve elçilerine, Allah’a ve müslüman kullarına karşı hep savaş açtılar, hep düzen kurdular, hep komplo peşinde oldular. Kurdukları düzenlerle Allah’la başedebileceklerini sandılar. Allah’ın dinini, Allah’ın Peygamberini ve müslümanları yok edebileceklerini sandılar. Halbuki onların kurdukları düzenleri dağları yerinden oynatabilecek güçte olsa bile Allah’ın kurduğu tuzağın yanında ne işe yarayacaktı da? Elbette Allah’ın kurduğu tuzak geçerli olacak ve onlarınkiler hiçbir neticeye ulaşmayacaktı. Çünkü onları da, tuzaklarını da çepeçevre kuşatan Allah’tı. Yâni onların her şeylerine Allah muttali iken, ilmiyle Rabbimiz onları kuşatmışken, onlar Rabbimizin tuzaklarından gafildiler. Öyleyse ey Mekke’nin kâfirleri, ey tüm dünyanın kâfirleri sanki önceki seleflerinizin başlarına gelenlerden haberiniz yokmuş gibi şu anda sizler de Allah’a, Allah’ın dinine, Allah’ın elçisine, Allah’ın mü’-min kullarına karşı tuzaklar kurmakla meşgulsünüz. Kime tuzak kurduğunuzun, kiminle savaşa tutuştuğunuzun farkında değilsiniz. Unutmayın ki tüm tuzaklar Allah’a aittir. Tüm düzenleri bozmak Allah’a aittir. Tüm tuzaklarınız Allah’ın elindedir. Unutmayın ki Allah sizin tuzaklarınızın nereye kadar gideceğini bilmektedir. Allah tüm tuzaklarınızı bozacak, elçisini ve müslümanları sizden koruyacak, tüm komplolarınızı kendi aleyhinize çevirecek ve helâkinize sebep kılacaktır.