8. “Mûsâ: “Siz ve yeryüzünde olanlar, hepiniz nankörlük etseniz, Allah yine de müstağnî ve övülmeye lâyık olandır” demişti. “ Mûsâ (a.s) İsrâil oğullarına dedi ki. Tabii dün Mûsâ (a.s) nın diliyle bu söz İsrâil oğullarına söylenmişti, bugün de bizlere söyleniyor. Ey İsrâil oğulları, ve ey şu andaki müslümanlar, siz hepiniz, yeryüzündeki insanların tamamı eğer Rabbinize karşı nankörlük etseniz, Rabbinizi tanımayarak, O’na karşı zalimce bir tavır alsanız, hayatınıza O’nu karıştırmayıp O’nunla çatışma içine girseniz bilesiniz ki Allah’a hiçbir şekilde bir zarar veremezsiniz. Allah sizlerden müstağnîdir. Allah zengindir. O’nun mülkü çok geniştir. Hamd edilmeye, kulluk edilmeye, övülmeye lâyık tek varlık Allah’tır. Hiçbiriniz Allah’ı övmese, hiçbiriniz Allah’a hamd etmese, hiçbiriniz Allah’a kulluk etmese de O kendi kendini hamdedendir. Yâni sadece sizler değil ey İsrâil oğulları. Sadece sizler değil ey Mekkeliler. Sadece sizler değil ey Türkiyeliler. Bugün yeryüzünde olanların tamamı, yarın olacakların tamamı, kıyâmete kadar geleceklerin tamamı Allah’a karşı kâfirce, nankörce bir tavır alsalar, Onu red-detseler, O’na düşmanlık etseler bile bilesiniz ki Allah zengindir. O’-nun sizin yapacağınız kulluklara zerre kadar bir ihtiyacı yoktur. O kendisi hamde lâyıktır, kimsenin hamdine muhtaç değildir. Kimsenin şükrüne ihtiyacı yoktur O’nun. O’nun katında O’nun yarattığı sayıları akla hayale gelmedik öyle varlıklar var ki, sizlerden güçlü, dünyanızdan çok daha büyük öyle kulları var ki, öyle melekleri var ki hepsi de Allah’a hamd ederler, hepsi de Allah’ı tesbih edip yüceltirler. Evet işte bu âyetleriyle Rabbimiz kulu ve elçisi Mûsâ (a.s)’a seslenmiş. Ey Mûsâ, kullarımı, toplumunu bu âyetlerimle uyar, onları Benim helâk günlerimle tehdit et buyurmuştu. Allah’ın elçisi Mûsâ (a.s) da aynen Rabbimizin istediği şekilde işte bu âyetlerle toplumunu uyarmış ve aynı âyetler, aynı uyarılar bizim kitabımızda Rasulullah efendimize de emredilmiş, O da aynen Mûsâ (a.s) gibi bu âyetlerle toplumunu, ümmetini uyarmıştır. Ve işte şimdi de aynı âyetlerle ben de kendimi ve sizleri uyarıyorum. Ve kıyâmete bu Kur’an’ı okuyan insanlar kendilerini ve çevrelerini bu âyetlerle uyarmaya devam edecekler. Ama ne gariptir ki insanlardan kimileri Allah’ın bu tür âyetlerinin üzerini örttükleri için, işaret levhâlârını kamufle ettikleri için, Allah’ın âyetlerinden habersiz bir hayat yaşadıkları için, haktan hakikatten, hidâyetten, dosdoğru yoldan, şükürden, hayatı Allah için yaşamaktan yüz çeviriyorlar. Allah’tan yüz çevirip başkalarına yöneliyorlar. Nîmetlerin sahibi olan Allah’a değil de başkalarına teşekküre yöneliyorlar. Allah’a kulluk yapmaları gerekirken, Allah’ı razı etmeleri gerekirken, Allah’a teşekkür etmeleri gerekirken başkalarına teşekkür etmeye, başkalarına kulluk etmeye, başkalarını razı etmeye çalışıyorlar. Hayat programlarını hayatın sahibi olan Allah’tan almaları gerekirken başkalarının hayat programlarını alıp uygulamaya yöneliyorlar.