12. “Sabırlarının karşılığı, cennet ve oradaki ipeklerdir.” Onların sabırlarına mukabil onlara bir cennet ve de harîr verilecek. Cennet ve Harîr konusunda şunları söyleyelim: Cennet; orada oturacaklar, sükûnet bulacaklar anlamına. Veya cennet me’vâdır, yani sığınak ve barınak anlamına gelir. Onlar orada ateşten sığınacaklar ve azaptan korunacaklar. Veya cennet bizzat bizim bildiğimiz, bağ bahçelik bir yerdir. O zaman orada oturacakları, sükûnet bulacakları bir cennet vardır onlar için. Harîr ise ya şu bildiğimiz ipek demektir ki onu giyecekler, veya cennetteki ebedî yaşamın adıdır. Yani cennet kuşanacaklar, cenneti kuşanacaklar veya ebedî bir hayatı giyecekler üzerlerine. Hani vakti kuşanmak filân deniliyordu ya. İşte onlar orada cennetteki ebedî ve sermedî bir hayatı, mutluluğu kuşanacaklar. Sabırlarından ötürü, sabırlarına mukabil verilecekmiş bütün bunlar onlara. Hangi konudaki sabırları? Allah’a itaate, nezirlerini ifaya, Allah’a isyandan kaçınmaya, şeytanın iğvalarına, nefsin arzularına, düşmanın güçlülüğüne, dostların azlığına, imtihan sorularına karşı sabırlarına mukabil Allah onlara cennet ve harir verecektir. Demek ki tüm bunlara ulaşmanın yolu sabırdan geçmektedir. Sabır gerçekten çok önemlidir. Sabır, direnç demektir. Dayanmak demektir. Sabır her şeye rağmen ve her şart altında Allah’a kulluktan vazgeçmemek demektir. Sabır, Allah’ın yardımının kaynağıdır. Öyleyse bizler de sabredeceğiz ve neticede Rabbimizin bu sabrımıza karşılık bizim için hazırladığı mükafatlara ulaşacağız inşallah. Başka ne verecek Allah onlara?