İnsân Suresine Dön

İnsânالانسان

1. Ayet

1İnsân Suresi

هَلْ اَتٰى عَلَى الْاِنْسَانِ ح۪ينٌ مِنَ الدَّهْرِ لَمْ يَكُنْ شَيْـًٔا مَذْكُورًا

İnsan üzerinden öylesine uzun bir zaman geçti ki (bu zaman zarfında) o, anılmaya değer bir şey değildi.

Dipnot

Ayet, insana ne olduğunu ve nereden geldiğini hatırlatmaktadır. Bir zamanlar olmayan, kimsenin anmadığı bir şeyken Allah’ın (cc) yaratmasıyla vücut bulan, var olan ve bilinen insan, nasıl olur da Rabbine ortak koşup O’nun ölüleri dirilteceğini inkâr eder!

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

1. “İnsanoğlu, var edilip bahse değer bir şey olana kadar, şüphesiz, uzun bir zaman geçmemiş midir?” Buradaki ²u«; ifadesi ya “Gad” anlamınadır, yani muhakkak ki, kesinlikle böyledir anlamındadır, ya da bildiğimiz soru anlamındadır. Buna göre şöyle diyeceğiz: Gerçekten insan üzerinden öyle bir müddet, öyle bir dönem, öyle bir zaman geldi geçti de, o zaman dilimi için-de insan hiçbir şey değildi, hiçbir şey olmadı anlamına gelecek, veya öyle değil mi? O zaman dilimi içinde insan hiçbir şey değil miydi? diye soru anlamına gelecektir. Evet insan denen varlık üzerinden dehir-den, zamandan öyle bir dönem geldi geçti ki, o zaman dilimi içinde insan hiçbir şey değildi. O zaman dilimi içinde insan yoktu, esemesi bile yoktu, zikre bile değer değildi. Buradaki insan: a. Adem (a.s)’dır. Bu dönemin Adem’in (a.s) henüz kendisine ruh üflenmeden önce mûsâvver kaldığı dönem olduğu belirtilmiştir. Adem’in (a.s) Taif ile Mekke arasına atıldığı ve orada bir süre kaldığı da söylenmiştir. Tabi Müfessirler zorlanmışlar bu konuda, işte böyle bir zaman sözü de olunca zorunlu olarak bir şeyler demeye çalışmışlar. Kendisine ruh üfürülmeden böyle bir 40 yıl zaman geçti demişler; ama bu 40 yıl o zamanın 40 yılı mı, yoksa şimdinin 40 yılı mı? Veya bu zaman dilimi Hz. Adem’in ömrünün kaçta kaçı? Epey zorlanmışlar bu konularda. Bu dönem Hz. Adem’in ömrünün 1/25’i falan ediyor demişler. Hz. Adem 900 sene yaşadığına göre işte onun böyle bir dö-nemi kendisine ruh üfürülmeden geçmiştir gibi tespitler yapılmıştır. Gaybî bir konu olduğu için doğrusunu Allah bilir diyoruz. b. Ya da buradaki insan bütün insanlar manasına gelir. O zaman bu w[¬& kelimesinin manası insanın insan olarak meydana gelişinden önce geçen ana rahminde geçirdiği mudğa, alâka, ızam gibi dönemler demek olacaktır. Yani insan üzerinden öyle bir zaman, öyle merhaleler gelip geçti ki o dönemlerde insan henüz insan değildi. c. Hz. Adem önce “Tıyn” idi, yani topraktı, böylece bir 40 yıl geçti. Sonra “Hamein Mesnun” oldu, böylece bir 40 yıl daha geçti. Sonra “Salsal” oldu, böylece bir 40 yıl daha geçti. Böylece onun üzerinden 120 yıl geçti, ondan sonra da ruh üflendi diyenler var. İşte onun üzerinden öyle zaman geldi geçti ki o dönemde henüz o hiçbir şey değildi. d. Böyle âlemde insan denen varlığın yaratılmadığı, bilinmediği bir dönem gelip geçmiştir ki o zaman dilimi içinde insan zikre değer bir şey değildi. Yani böyle mukadder olmayan, bilinmeyen, zihinlerde mûsâvver olmayan bir zaman geçti onun üzerinden. Henüz yaratılmadan, dünya sahnesine gelmeden insan her ne kadar Allah yanında mezkur idiyse de, henüz mahlukât yanında, halk yanında mezkur de-ğildi. Bilinir ve zikredilir bir mahiyette değildi. Yani Allah onu zikre değer bilmiş, onu ele almış, bilerek onu yaratmış, toprak, alâka veya mudğa halinde bir kenarda tutmuşsa da insanlar bir dönem onu bil-miyordu, ona değer verecek durumda değildi. İnsan topraktan Mûsâvver bir ceset idi. Hatırlamaz, anlamaz, bilmezdi. Adını dahi bilmezdi de mezkur oldu. Allah onu mezkur kıldı. Hatırlar, bilir oldu. Kendini, ana-babasını, dünyayı, eşyayı, Rabbini ta-nır oldu. Kimileri de âyeti şu taktirde anlamışlar: Zamandan öyle bir süre geldi geçti de, insan o dönemde mezkur değildi. Çünkü insan tüm hayvanlardan sonra yaratıldı, ondan sonra da bir daha hayvan yaratılmadı anlamına gelir. Demek ki insan yaratılmadan önce bir dönem geçti de, o dönemde insan yoktu. İnsan diye bir varlık yoktu yeryüzünde. Kimse bilmez, kimse hatırlamazdı onu. Yani hiçbir mahlukâtın, hiçbir varlığın kafasında böyle bir şey yoktu. İnsan diye bir varlık yoktu. İnsandan önce yaratılmış varlıklardan hiçbirisi insan denen bu varlığı tanımazdı. Sonra Allah dedi ki, “Ben yeryüzünde halife yaratacağım!” İşte Rabbimizin bunu ifade buyurmasından sonra insan mezkur oldu, bilinir hale geldi şeklinde de anlaşılabilecektir. Demek ki insanın yaratılışı dönemin sonuna geliyormuş. Her şey, tüm varlıklar yaratılmış, ondan sonra insan yaratılmış. Kâinat, gökler, ay, güneş, yıldızlar, melekler, cinler, arz, madenler, bitkiler, hayvanlar yaratılmış ve yaratıklar zincirinin son halkası olarak insan yaratılmış. Hani konuya münasip bir söz nakledilir. Hz. Adem dünyaya indirildiğinde, ya da dünyada kendini bulduğunda veya belki de ıstıraplı bir döneminde, belki de oğlu Kabil Habil’i öldürdüğünde o kadar çok üzülmüş ki, bir şeyler diyecek olmuş, sonra bir düşünmüş: “Yahu olacak bu demiş, zaman ahir zaman!” Değmez üzül-meye, çünkü zaman ahir zaman! demiş. Hani şimdi biz de diyoruz ya zaman ahir zaman. Nasıl zaman ahir zaman? Şu anda bizler diyebiliriz bunu ama Hz. Adem dönemi için zaman nasıl ahir zaman oluyor? Onun zamanında da öyleydi durum. Çünkü varlıklar zincirinin son halkasını teşkil ediyordu insanın yaratılışı. Çünkü dünyada insanın, insan denen varlığın yaratılışından önce melekler, cinler, dünya, semalar, güneş, ay, yıldızlar, arz, hayvanlar, bitkiler, madenler yaratılmış, mahlukât tamam, mevcudat tamam ve zamanın sonunda, ahir zamanda insan yaratılıyor. Yaratıkların en son zinciri olarak insan yaratılıyordu. Yaratılış süreci tamamlanıyor, ondan sonra da artık tamam dünyanın işi bitecek ve kıyamet kopacaktır. Demek ki Adem (a.s) döneminde de zaman, ahir zaman oluyordu. İkinci âyette yine insandan söz ediliyor. Sonra yine insandan söz edilecek. Sûre sanki adından da anlaşılacağı gibi insan konulu bir sûre. Sûrede baştan sona insan anlatılır. Yaratılışıyla, yaratılış gâyesiyle, varlık sebebi ve fonksiyonlarıyla Rabbimiz bu sûrede insanı ta-nıtır. Bakın yine insandan söz ederek şöyle buyurur Rabbimiz: