25-26. “Rabbinin adını sabah akşam an. Geceleyin O’na secde et; O’nu geceleri uzun uzun tesbih et.” Evet ey peygamberim! Bir de böyle zorlandığın, sıkıldığın zamanlarda Rabbinin adını an! Kur’an-ı Kerîm’de nerede böyle kâfirlere karşı sabır ve sebat telkin edilmişse, hemen ardından Allah’ın zikri ve namazın emredildiğini görüyoruz. Tabii buradaki zikir namazdır. Sabah akşam Rabbinin ismini zikret! Gecede de ona secde edip tesbih et onu! Arkadaşlar bükra fecr, sabah namazı içindir denmiş, asıyla da asır namazı, yani ikindi namazı içindir denmiş. Yani bu iki emir öğle ile ikindiyi kapsar. ise akşam ve yatsı namazını içine alan gece namazlarıdır. da gece namazıdır, yani teheccüd namazıdır. Tabii bu Rasu-lullah efendimize farzdır, ümmetine de nafiledir. İbni Abbas efendimize göre Kur’an-ı Kerîm’de geçen her tes-bih, namaz manasına gelmektedir. Kur’an’ın herhangi bir yerinde tes-bih mi emrediliyor? Bileceğiz ki bu namazla birlik yapılacak tesbih imiş. Değilse böyle eline tesbihi alacaksın, şöyle bir kenara çekileceksin, bu tesbih manasına gelmiyor. İşte bizden istenen tesbih bu. Ama bizim dışımızdakilerin, başka varlıkların tesbihi değildir tabii bu Bir de burada şunu söyleyelim: Gece namazı vitirdir. Ama bunu gece namazı modelinde kılmadığımız için sanki biz gece namazı kılmıyoruz. Gece namazını Rasulullah mutlak ve mutlak kılardı. Ümmetinin de kılmasını emrederdi. Ama bugün bizler bu gece namazına, yani nafileye farklı bakıyoruz. “Nafile neyse canım! Ne dersen de nafile!” Gibi ifadelerle onu boş iş, boş şey, gibi bir anlama alıyoruz. Sanki boş şey, sen hiç yanaşma bu işe diyoruz. Öyle değil, biz de kılmalıyız onu. Biz de kılmak zorundayız gece namazını. Gece namazı iki kılınır bir vitirlenir. Vitir, tek demektir. Teklemek demektir. Yani 2+1 veya 2+2+1, veya 2+2+2+1 şeklinde kılınan namazdır. Ama biz öyle yapmıyoruz. Biz evvelallah ele geçirdik mi seccadeyi hemen defterini dürüyoruz.