İnsân Suresine Dön

İnsânالانسان

28. Ayet

28İnsân Suresi
Mushafta Aç

نَحْنُ خَلَقْنَاهُمْ وَشَدَدْنَٓا اَسْرَهُمْۚ وَاِذَا شِئْنَا بَدَّلْنَٓا اَمْثَالَهُمْ تَبْد۪يلًا

Onları biz yarattık ve yaratılışlarını sağlamlaştırıp (güzelleştirdik). Dilediğimiz zaman (bunları helak eder), yerlerine benzerlerini getiririz.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

28. “Onları yaratan, mafsallarını pekiştiren Biziz; dilersek onları benzerleri ile değiştiriveririz.” Evet Biz yarattık onları ve kundaklarını Biz bağladık ve dilediğimiz vakit de onların kılıklarını tebdil ederiz, diyor Rabbimiz. Veya Biz onları yarattık ve onların yaratılışını da güzel yaptık, veya onların bağlarını sımsıkı bağladık anlamına gelmektedir. Bağlarını öyle güzel bağladık ki, vücutları baştan sona birbirine sımsıkı bağlı, irtibatlıdır. Sinirlerle, kaslarla, damarlarla vücutları baştan sona bağlıdır. Bu kelimeyi Allah’ın Resûlü bir hadislerinde şöy-le kullanıyordu: “Üç mescid dışında yük teşüddü yapmak (Yâni yük bağlamak) yoktur.” İşte bu kelime de o anlamadır. Yani bu ifadesiyle Rabbimiz şöyle buyuruyor: “İnsanı Biz yarattık. Onu Biz var ettik. O varlığını Bi-ze borçludur. Biz yarattık ve bağlarını da güzel bağladık.” Yani o insanın vücudunun bağları olan damarlarını, kaslarını, kemiklerini, sinirlerini, hücrelerini güzel bağladık. Ya da onu Biz yarattık ve sağlam bağladık. Yani yarattıktan sonra o insanı sağlam bir biçimde kayd-u bent altına aldık. Ama iyi bilsinler ki: Bu insanlar iyi anlasınlar ki Biz istersek onları değiştiririz de üstelik. Nasıl? Yani şekillerini, mesellerini, kılıklarını değiştiririz de ye-ni bir şekil kazandırıveririz onlara. İstersek insanlıktan çıkarıveririz on-ları da hayvanlar gibi, hatta onlardan çok daha kötü bir şekle indiriveririz onları. Eğer bu insan kendisini Bizim yarattığımızı, kendisini üstün bir konuma Bizim getirdiğimizi unutup Bize isyan içinde bir hayata yönelirse, Biz da bunu yaparız ona. Bunu unutmasın bu insan, diyor Rabbimiz. Veya bir başka manasıyla Biz isyanlarınızdan, küstahlıklarınızdan ötürü sizi giderir de yerinize itaatlileri getirebiliriz. Bizim gücümüz yeter buna. Eğer sizler sizi böyle şerefli bir konumda, üstün bir kıvamda yaratan Rabbinizi unutarak bir hayat yaşamaya kalkışırsanız, bilesiniz ki Allah sizi yok eder, sizi toptan helâk eder, sizi giderir de sizin yerinize daha itaatli kullar getirir. Bu Allah’a asla zor gelmez. Veya sizin sıhhatinizi bozarız, vücudunuzdaki o az evvel bahsettiğimiz sağlam bağları çözüveririz, o hücrelerden bir kaçını devre dışı ediveririz de işinizi bitiririz. Sakın bunu unutmayın. O vücudunuzun bağlarını bağlayan Biz, çözmesini de biliriz. O sağlığı, sıhhati ve-ren Biz, geri almasını da beceririz diyor Rabbimiz. Bu âyet birinci olarak bize Cenab-ı Hakk’a kafa tutmanın, O’na karşı gelmenin anlamsızlığını anlatıyor. İkinci olarak dünyayı tercih etmenin, âhireti bırakıvermenin anlamsızlığını anlatıyor. Üçüncü olarak da ne oluyor? Hayrola! Ne yapmak istiyorsunuz siz? Bu tavrınız ne böyle? Sizi Biz yarattık! Mafsallarınızı biz bağladık! Sizler ey Kur’-an’ı anlamaya sabretmeyenler! Düşünmüyor musunuz? Size biz şekil verdik! Sizi biz insan yaptık! Yani sağır, kör, topal olabilirdiniz! Eşek, hayvan, at, it, bit olabilirdiniz! Ya da işte tavuk, üzüm, soğan, doğan olabilirsiniz şu anda! Unutmayın ki böyle yaratıldınız diye artık size güç yetirip değiştiremeyecek değiliz Biz. Ona çevirmeye de Kâdiriz Biz! Ne oluyor size? Ne demeye çalışıyorsunuz siz? Ne yapmaya ça-lışıyorsunuz? Nasıl bir hayat yaşamaya çalışıyorsunuz böyle? Bu ne böyle? Kitaptan habersiz, peygamberden habersiz bir hayat yaşıyorsunuz. Rabbinize kafa tutuyorsunuz. Ne oluyor? Bu cesareti nereden alıyorsunuz? Sizi böyle insan olarak yaratan Rabbinizi nasıl unutuyorsunuz? Sizi adam edenin kitabına, peygamberine, emirlerine niçin kulak vermiyorsunuz? diyor Rabbimiz.