İsrâ Suresine Dön

İsrâالإسراء

16. Ayet

16İsrâ Suresi

وَاِذَٓا اَرَدْنَٓا اَنْ نُهْلِكَ قَرْيَةً اَمَرْنَا مُتْرَف۪يهَا فَفَسَقُوا ف۪يهَا فَحَقَّ عَلَيْهَا الْقَوْلُ فَدَمَّرْنَاهَا تَدْم۪يرًا

Biz bir beldeyi helak etmek istediğimizde, orada refah içinde yaşayanlara (Allah’a itaat etmelerini) emrederiz. (Onlarsa itaat etmez) orada fasıklık yaparlar. Artık (azap) hükmü onların üzerine hak olur ve orayı yerle bir ederiz.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

16. “Bir şehri yok etmek istediğimiz zaman, şımarık varlıklılarına yola gelmelerini emrederiz, ama onlar yoldan çıkarlar. Artık o şehir yok olmayı hak eder. Biz de onu yerle bir ederiz.” Biz bir ülkeyi, bir karyeyi, bir kenti helâk etmek istediğimiz za-man o köyün, o ülkenin, o kentin şımarık varlıklılarına emrederiz, böylelikle onlar orada bozgunculuk çıkarırlar, isyan ederler, yoldan çıkarlar ve böylece artık o ülkedekiler helâki hak ederler. Biz de arkasından o bölgeyi yok ediveririz. O ülke üzerine Bizim helâkimiz gerçekleşiverir. İşte bir köyün, bir kentin, bir ülkenin helâk yasası budur. Rabbimiz önce o köye, o kasabaya, o ülkeye uyarıcılarını, elçilerini gönderir. O toplumu elçileriyle, âyetleriyle karşı karşıya getirir. Sonra o kentin azgınları, ekonomik ve siyasal güç sahipleri, yöneticileri, kalbur üstü takımı, şımarık zenginleri ellerindeki imkânlarına, siyasal, askeri ve ekonomik güçlerine güvenerek Allah’ın elçilerini, Allah’ın âyetlerini reddederek azgınlaşırlar, tâğutlaşırlar ve hemen arkasından da toplumun helâki gerçekleşiyor. Evet arkadaşlar, Hz. Adem (a.s)’dan bu yana bu hep böyle ol-muştur. Peygamberlerin karşısına çıkanlar hep bu mütraf grubu olmuştur. Kurulu düzenin menfaatçileri, statükodan yana olanlar, zenginler, ekonomik güç sahipleri, yöneticiler ilk karşı gelenler olmuşlardır. Çünkü bu adamlar çok iyi biliyorlar ki peygamber bunların toplum içindeki zulümlerine, ayrıcalıklarına, haksız yere insanların haklarını yemelerine bir son vermek için gelmektedirler. Peygamberler zulme dayalı, sömürüye dayalı tüm sistemleri yıkmak için gelmektedirler. Mazlumları zalimlerin elinden kurtarmak için gelmektedirler. İnsanların insanlara kulluğunu bitirmek için gelmektedirler. Toplum içinde peygamber dâvetinin maya tutması demek bu adamların tüm menfaat hortumlarının kesilmesi demek olduğu için onlara ilk karşı çıkanlar bunlar olmuştur. Tabii bunların zulümlerine ses çıkarmayan diğer insanlar da bunlarla birlikte helâki hak etmektedirler. Yâni böylece helâkin yasasını Rabbimiz bildirdikten sonra artık kimsenin bir başkasını suçlamasına imkân yoktur. Hele hele Allah niye böyle yapıyor? Niye bizi helâk ediyor? diyerek Rabbiniz suçlamasına imkân yoktur. Çünkü işte yasa böyledir. Rabbimiz elçilerini gönderiyor, toplumun şımarıklarına fırsat veriyor, onlar azgınlaşıyor, onlar Allah’ın elçilerine, Allah’ın dinine hayat hakkı tanımıyor, toplum içinde Allah’a iman edenlerin Rabbim Allah demelerine izin vermiyorlar ve böylece sonunda helâki hak ediyorlar. Hani önce âyetlerinde anlatmıştı ya Rabbimiz, sizler iyiliğe dö-nerseniz Biz de iyiliğe döneriz, sizler şımarıp kötülüklere yönelirseniz Biz de size kötülüğe, azaba döneriz buyurmuştu ya. İşte kötülüğe yönelmiş toplumlara azgınları, şımarık idarecileri musallat ediyor, onlar orada fısk-u fücur içine giriyorlar ve toplum da onların bu sapıklıklarına ortak oluyor tam cezaya lâyık hale getiriyor Rabbimiz onları. Sonra da Rabbimizin emri geliyor ve o şehir, o ülke tümüyle yok olup gidiyor. İşte Rabbimizin kıyâmete kadar uyguladığı helâk yasası budur.