20. “Onların ve bunların her birine Rabbinin nimetinden ulaştırırız. Esasen Rabbinin nimeti kimseye yasak kılınmış değildir.” Evet Biz onların ve bunların her birerine Rabbinin nimetlerinden ulaştırırız. Dünyayı isteyenlere de, âhireti isteyenlere de istedik-lerini veririz. İşte bu Rabbinin bir atasıdır, Rabbinin bir lütfudur. Rab-bin cimri değildir, Rabbin kimseye kısıtlamada bulunmaz. Kim ne istemişse istediğini mutlaka ona tastamam verendir Rabbin. Rabbinin nimeti kimseye yasak kılınmış değildir. Evet kimileri sadece bu dünyada ister, sadece dünyada kalacak şeyler ister. Tüm dualarını, tüm plan ve programlarını dünyalıklar adına yapar. Ama kimileri de hem dünyanın hem de âhiretin hase-nelerini ister. Hem dünyanın hayırlarını, hem de âhiretin hayırlarını ister. Planını, hesabını, kitabını buna göre yapar. Ya Rabbi bize dünyada da âhirette de güzellikler ver derler. Ya Rabbi bize verdiklerin sadece dünya mutluluğu değil, aynı zamanda âhiret saadetini de sağlasın derler. Verdiklerin bizi Senin rızana ve cennetine ulaştırıcı olsun derler. Hesaplarını buna göre yaparlar, amellerini buna göre ayarlarlar. Ve işte bu âyetlerde Rabbimizin beyanına göre bu iki grup insandan her ikisi de hedefine ulaşacaktır anlıyoruz. Her ikisine de istediğini verecektir Rabbimiz. Dünyalık isteyenlere istediği kadar dünyalık vereceği gibi, hem dünya hem de âhiret başarısı ve mutluluğu isteyenlere de istediğini tastamam verecektir. Mal isteyene mal verecek, mülk isteyene mülk, ilim isteyene ilim, cennet isteyene cennet, cehennem isteyene de cehennem verecektir. Öyleyse gelin ne isteyeceğimize iyi karar verelim. Seçimimizi güzel yapalım ki hem dünya mutluluğu bizim olsun hem de âhiret başarısı bizim olsun. Hem dünyayı kaybetmeyelim hem de âhireti kaybedenlerden olmayalım.