29. “Elini boynuna bağlayıp cimri kesilme, büsbütün de açıp tutumsuz olma, yoksa pişman olur, açıkta kalırsın.” Elini boynuna bağlayıp cimrilik etme, büsbütün de açıp tutumsuz olma. Yoksa fakir düşer, pişman olur aç ve açıkta kalırsın. Ne cimrilik edip tutma, ne de her şeyini verecek kadar sa saçıp savurma. O zaman kınanır, kaybettiklerinin hasretini çekersin. Evet elin boynunda asılı olmasın. Elin biraz biraz cebine gitsin. Biraz biraz dağıtmayı öğren. Cömertliği öğren. Harcamanda da mutedil ol ki her şeyini kaybedip birilerine el açacak duruma gelmeyesin. Evet cimri olmamak lâzım, ama israfçı da olmamak lâzımdır. israf önce de ifade ettiğimiz gibi bir şeyi yerli yerince harcamamaktır. Lüzumsuz ve yersiz verilen, harcanan, kullanılan her şey israftır. Lüzumlu olan yerde olan yerde malın tamamı da verilse israf değildir. Ama malını israfa, gösterişe, günah yollara harcayanlar şeytanın dostlarıdır. Maldan, ilimden, dinden Allah’ın verdiklerini gizleyenler, açığa çıkarmayanlar, onları Allah kullarıyla paylaşmadan yana tavır almayanlar şeytanın dostlarıdır. Öyleyse bir müslüman kendi malını, kendi servetini sadece kendisine harcamamalıdır. Kendi ihtiyaçlarını israfa varmayacak bir biçimde karşıladıktan sonra akrabalarının, komşularının, müslüman-ların haklarını vermek için elinden geldiğini yapmak zorundadır. Orta yolu takip etmek zorundadır. Yâni ne servetin dönüşümünü, dağılımını önleyecek, engelleyecek biçimde cimri, ne de kendi ekonomik durumlarını çökertecek kadar savurgan olmalıdır.