İsrâ Suresine Dön

İsrâالإسراء

54. Ayet

54İsrâ Suresi

رَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِكُمْۜ اِنْ يَشَأْ يَرْحَمْكُمْ اَوْ اِنْ يَشَأْ يُعَذِّبْكُمْۜ وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ وَك۪يلًا

Rabbiniz, (durumunuzu) en iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Biz, seni onlara (her işlerinden sorumlu bir) vekil olarak göndermedik.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

54. “Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder veya dilerse size azap eder. Ey Muhammed! Biz seni onlara vekil olarak göndermedik.” Sizi en iyi bilen Rabbinizdir. Rabbiniz sizin durumlarınızı en iyi bilendir. İçinizi, dışınızı, amellerinizi, niyetlerinizi, düşüncelerinizi, planlarınızı, geçmişinizi, geleceğinizi en iyi bilen Allah’tır. Kimin yolundasınız? Kimi razı etmenin kavgasını veriyorsunuz? En çok neleri konuşuyorsunuz? En çok neleri okuyor ve dinliyorsunuz? Kimden razısınız? Kimin istediklerini uygulamaya çalışıyorsunuz? Kimin hayat programının peşindesiniz? Bunu sizden daha iyi bilen Rabbinizdir. Bilesiniz ki Rabbiniz dilerse size merhamet eder, sizi bağışlar, dilerse de size azap eder. Hüküm Ona aittir, yetki Onundur. Öyleyse sakın kendi kendinize karar vermeyin. Efendim, işte bizler şu anda dünyanın en iyi insanlarıyız. Bizler en iyi müslüman-larız. Bizim yaşadığımız hayat en iyi bir hayattır. Gerçek cennetlikler bizleriz. Bizler de gitmeyeceği de cennete sığırlar mı gidecek? filân diye kendi kendinizi tezkiye etmeye kalkışmayın. Unutmayın ki her birimiz Allah’ın affıyla, Allah’ın bağışlamasıyla, Allah’ın cennetiyle de, Onun azabıyla, Onun cehennemiyle de karşı karşıyayız. Bunu hiçbir zaman unutmayalım. Ve peygamberim, Biz seni onlar üzerine vekil de yapmadık. Biz seni onlar üzerine kefil olarak da göndermedik. Senin bu konuda bir yetkin de yoktur, sorumluluğun da yoktur. Yâni senin onların cennet, ya da cehenneme gitmeleri konusunda herhangi bir müdahalen, bir yetkin olmadığı gibi bir sorumluluğun da yoktur. Bu konuda karar mercii sen değilsin. Sen onların ne cennete gitmelerine, ne de cehenneme yuvarlanmalarına karar veremezsin. Karar Allah’a aittir. Bu konuda onlara zorbalık yapma yetkin de yoktur, baskı kurma selahi-yetin de yoktur senin. Hidâyet de dalâlet de Allah’ın elindedir. Allah dilerse onlara hidâyet eder, dilerse onları dalâlette bırakır. Tabii onların tercihlerinin karşılığı olarak. Dilerse onlara azap eder, dilerse affeder. Ama O Allah merhametini de, azabını da elbette bir yasaya bağlamış ve o yasasından da kullarını haberdar etmiştir. Kendi yolunu takip edenlere, kendi istediği gibi bir hayat yaşayanlara merhamet edeceğini, aksini yapanlara da azap edeceğini bildirmiştir. Senin bu konuda bir sorumluluğun yoktur. Biz hiçbir zaman seni insanlara vekil yapmadık. Sen onlara görevini bildirirsin, onları Benim mesajımla uyarırsın tamam, senin görevin bitmiştir, gerisi Bana aittir. Çünkü: