İsrâ Suresine Dön

İsrâالإسراء

57. Ayet

57İsrâ Suresi

اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ يَبْتَغُونَ اِلٰى رَبِّهِمُ الْوَس۪يلَةَ اَيُّهُمْ اَقْرَبُ وَيَرْجُونَ رَحْمَتَهُ وَيَخَافُونَ عَذَابَهُۜ اِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ كَانَ مَحْذُورًا

O dua ettikleri de Rabblerine hangisi daha yakın diye vesile arar, rahmetini umar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı, sakınılması gereken bir azaptır.

Dipnot

Abdullah ibni Mes’ûd’dan (ra) şöyle rivayet edilmiştir: “Bazı müşrikler, bir grup cine tapıyordu. Taptıkları cinler İslam’a girdi ve Allah’a yakınlaşmak için salih ameller aramaya başladılar. Müşrikler de bu durumdan habersiz onlara ibadet etmeye devam ettiler.” (Buhari, 4714; Müslim, 3030)

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

57. “Taptıkları putlar Rablerine daha yakın olmak için vesile ararlar. O'nun rahmetini umar, azabından korkarlar. Zira Rabbinin azabı korkmağa değer.” Allah’ı bırakıp da Onun berisinde tapındıkları, tanrı, ilâh, önder, lider kabul ettikleri, Allah gibi kendilerini dinledikleri kimselerle Rablerine daha yakın olabilmek için vesileler ararlar. Böylece acaba bunlardan hangisi Allah’a daha yakındır? Acaba hangisiyle Allah’a daha fazla yaklaşabiliriz diye birinden diğerine koşturup dururlar. Ve bir de Allah’ın azabından korkarlar. Yâni bu âyetin bir başka anlamı da onların Allah’ı bırakıp da kendilerini tanrı makamına çıkardıkları varlıklar, putlaştırdıkları var-lıklar Allah’ın rızasına, Allah’ın rahmetine vesile ararlar da Onun rah-metini umarlar. Yâni aslında o varlıklar kendilerinin insanlar tarafın-dan tanrılaştırılmalarından rahatsız olarak Rablerinin azabından korkarlar. Rablerinin rahmetini umarlar. Çünkü Allah’ın azabı gerçekten korkulmaya lâyık bir azaptır. Yâni fark etmez, olsa ne olacak, olmasa ne olacak denecek, hafife alınacak bir azap değildir Allah’ın azabı. Peki acaba bu âyet ne dedi bize? Şu sizin Allah berisinde kendilerinde güç kuvvet gördüğünüz, kendilerinde yetki görüp put-laştırdığınız, kendilerine dua ettiğiniz, kendilerine sığınmaya çalış-tığınız, arzularını yerine getirip yasalarını uygulamaya çalıştığınız varlıklar kendileri bizzat Allah’tan korkarlarken, Rablerinin azabından ürperip rahmetini umarlarken size ne oluyor da onları putlaştırıyorsu-nuz? Peygamberleri, melekleri, ölmüş gitmiş sâlihleri ne hakla Allah makamına oturtmaya çalışıyor, Allah’a yapılması gerekenleri bunlara yapmaya çalışıyorsunuz? Ne hakla Allah demediği halde Ona yaklaşmak için onları vesile kabul ediyorsunuz? İşte onlar kendileri Allah’tan korkuyorlar. Allah’ın rızasını kazanmak için sebeplere sarılıyorlar. Şimdi böyle Allah’ın sevgili kullarının, peygamberlerin, meleklerin ve sâlih kişilerin bile Allah’a ortaklıklarının bulunmadığı bir dünyada Allah karşıtı bir hayat yaşayanların, Allah’ı diskalifiye edenlerin, Allah’la savaşa tutuşanların ilâh makamına getirilmeleri haydi haydi mümkün olmayacaktır. Bunu anlamanız lâzım.