67. “Denizde bir sıkıntıya düştüğünüz zaman, Allah'tan başka yalvardıklarınız kaybolup gider, fakat O sizi karaya çıkararak kurtarınca yüz çevirirsiniz. Zaten insan pek nankördür.” Denizde bir sıkıntıya düştüğünüz zaman, bir boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığınız zaman Allah hariç kendilerine dua ettikleriniz, kendilerine sığındıklarınız, kendilerini bu âlemde etkili, yetkili zannettikleriniz kaybolup giderler. Böyle bir tehlike anında daha önce dua edip sığındıklarınızın tümünü bir anda unutup sadece Rabbinize yalvarıp yakarmaya başlayıverirsiniz. Evet kim olursa olsun tüm insanların böyle bir durumda dua edecekleri varlık sadece Allah’tır. Ne şeytanlar, ne kendilerinde güç kuvvet görülenler hatırlanmaz o anda. Öyle değil mi? Issız Okyanusların ortasında, korkunç fırtınaların arasında, dağlar gibi dalgaların tehdidi altında batma tehlikesiyle burun buruna kalan insanlar kime yalvarırlar? Kim duyabilir o anda onların imdatlarını? Kim yetişebilir yardımlarına? Kim kurtarabilir onları bu durumdan? O anda dua edilecek, yardıma çağrılacak tek varlık Allah’tır. İşte daha önce dua edip yalvardıkları tüm putları, tüm şerikleri, tüm tanrıları gözlerinden kaybolur, kalplerinden uzaklaşıp gider. Ama O Allah sizi böyle bir tehlikeden kurtarıp karaya çıkarınca, sahil-i selâmete kavuşturunca da hemen Rabbinizden yüz çevirirsiniz. Başınız darda iken, ihtiyacınız varken dua dua yalvarıp yakardığınız Allah’ı unutuverirsiniz. Rabbinize karşı yan çizmeye başlayıverirsiniz. Doğrusu insan Rabbine karşı çok nankördür. İnsan Rabbine karşı çok inkârcıdır.