69. “Yoksa sizi tekrar denize döndürüp, üzerinize ortalığı yıkan bir fırtına gönderip, inkârlarınızdan ötürü sizi suda boğmasından güvende misiniz? O zaman bile soru soracak bir yardımcı da bulamazsınız.” Tamam, denizdeki o fırtınayı, o belâyı savuşturup karaya çıktınız, selâmete erdiniz, ama sizi tekrar başka bir sefer denize sevk edip üzerinize ortalığı yıkan bir fırtına gönderip bu nankörlüğünüz, bu kâfirliğiniz sebebiyle sizi boğmaya güç yetiremez mi O Allah? Söyleyin bu da bir ihtimal değil midir? Yâni tamam fırtına dindi, artık yolumuza devam edelim demeyecek misiniz? Tekrar o gemilere binmeyecek misiniz? Nasıl güvende hissedebilirsiniz kendinizi? Nasıl diskalifiye edebilirsiniz Rabbinizi? Tekrar Rabbiniz sizi bir felâkete uğratırsa o zaman asla soru soracak, desteğine müracaat edecek bir yardımcı da bulamazsınız. Gücünüz, kuvvetiniz, saltanatınız, her şeyiniz bitecektir o zaman. Allah’ın azabıyla geminiz Okyanusların arasında tepetakla gelecek ve sizler ıssız suların derinliklerine gömülüp gideceksiniz.