72. “Bu dünyada kalbi kör olan, âhirette de kör ve daha şaşkındır.” Ama kim de dünyada kör ise, kör kalmayı tercih etmiş ise, hakikatleri görmemişse, Allah’ın âyetlerine karşı kör kalmayı tercih etmişse, Allah’ın dinine karşı, Allah’ın elçisinin örnekliliğine karşı kör ve sağır davranmışsa bu kimse âhirette daha kör ve şaşkın olacaktır. Çünkü bu dünyada Allah kendilerini çok üstün yaratmıştı. Çok üstün özellikler vermişti. Ama onlar Allah’ın kendilerine verdiği bu özelliklerini kullanmak istemediler de kör kalmayı tercih ettiler. Vahyi tanımayan, vahiyden habersiz olan tüm gözler kördür, tüm yüzler karanlıktır. Ancak Allah’a dayalı, vahye dayalı yaşanan hayatlar nûrdur, aydınlıktır. İşte bunlar âyetlerin nûrundan, âyetlerin ışığından mahrum kalmış, karanlıkta, zulümatta kalmış kör insanlardır. Dünyadaki tüm Allah âyetlerinden habersiz yaşıyor bunlar. Halbuki Allah onlara hidâyeti, basîreti, basîret yollarını göstermiştir. Ama onlar körlüğü basîrete tercih ettiler. Körlüğü hidâyete tercih ettiler. Onlar küfrü imânâ, sapıklığı hidâyete tercih ettiler ve kör bir toplum olarak kalmayı tercih ettiler. Zaten bu kitabın âyetlerini gör-meyenler başka şeyleri de göremezler. Tüm hayata karşı kördür onlar. Allah’ın dininden, Allah’ın kitabından, Allah’ın zikrinden yüz çeviren, vahye karşı kör davranan kimse bu dünyada kör olduğu gibi, bu dünyada sıkıntılı bir hayatın mahkumu olduğu gibi âhirette de kör yaratılacaktır. Yâni dünyadaki körlüklerinin, dünyadaki sıkıntılarının yanında âhirette daha büyük körlükler ve sıkıntılar beklemektedir onları. Dünyada Allah’ı unuttukları gibi, Allah’ın kitabını unuttukları gibi, vahye karşı kör ve sağır davrandıkları gibi onlar da cehennem ateşinin içinde unutulacaklar.