82. “Kur’an'dan inananlara rahmet ve şifa olan şeyler indiriyoruz. O, zalimlerin ise sadece kaybını artırır.” Tüm bu bilgileri bize aktaran, tüm bu gündemlerle bizi şereflendiren, peygamberine en büyük desteğini vahyiyle ulaştıran Rabbimiz kitabının, vahyinin ne olduğunu anlatır bize. Biz bu Kur’an’ı, bu Kur’an’dan indirdiklerimizi mü’minlere bir rahmet, bir şifa yaptık. Bi-zim bu kitapta indirdiğimiz âyetler mü’minler için bir rahmet ve şifa-dır. Ve bu âyetler, bu kitap zalimlerin ise ancak kaybını, zararını, zi-yanını artırır. Kur’an aynı Kur’an, sözler aynı sözler, vahiy aynı vahiy ama bu vahiy ona inanan, onu hidâyet rehberi bilen, onunla hayatlarını düzenlemeye çalışan mü’minler için en büyük bir rahmet, en büyük bir nimet ve şifa kaynağı olurken, mü’minlerin bireysel, sosyal, ailevi, hukukî, ekonomik, bedensel, zihinsel, psikolojik, ahlâkî, kültürel her türlü hastalıklarına şifa olurken aynı Kur’an kâfirlerin sadece helâklerini, hüsranlarını, zararlarını, ziyanlarını artırıcı bir özelliğe sahip oluveriyor. Yâni Rasûlullah efendimizin beyanıyla Kur’an insanların ona karşı takındıkları tavır sebebiyle ya aleyhte ya da lehte bir delil oluveriyor. Evet mü’minler için bir rahmet ve şifadır bu kitap. Mü’minleri hidâyete ulaştırıcı, cennete götürücü bir özelliğinin yanında onların dünyalık tüm dertlerini, tüm problemlerini çözücü bir özelliği vardır bu kitabın. Eğer toplum olarak ekonominiz bozuksa, bir hukuk problemi yaşıyorsanız, ahlâk yönünden bir sükut yaşıyorsanız, evinizde ailevi bir sıkıntıdan muzdaripseniz veya bir organik hastalığınız varsa beraber olun bu kitapla, okuyun, anlamaya çalışın, uygulamaya çalışın bu kitabı mutlaka şifa bulacaksınız. Kesinlikle bilesiniz ki bu kitap kendisine inanan, hidâyetine teslim olan, gösterdiği yoldan giden kim-selere, kendisiyle yol bulmak isteyenlere doğru yolu gösteren bir kitaptır. Rabbimizin biz kullarına mahza rahmetinin eseri olarak indirdiği bir kitaptır bu. Ama bu kitaba karşı ilgisiz kalan, bu kitabın gösterdiği yola girmeyen kimseler hem dünyada hem de âhirette kaybedeceklerdir. Hayat problemlerine bu kitapla çözüm aramayan toplumlar hem dünyada hem de âhirette hüsrana mahkum olacaklardır. Dünyada Karanlıklar içinde, bunalımlar içinde, hastalıklar, çözümsüzlükler ve çaresizlikler içinde bocalamaya mahkum olacaklardır. Âhirette de cehenneme yuvarlanacaklardır. Onlar dünyalarını da âhiretlerini de mahveden kimselerdir. İşte eli boşa çıkanlar kaybedenler bunlardır. Öyleyse yediğimiz ekmekten, içtiğimiz sudan çok bize şifa verecek, bize rahmet olacak, tüm problemlerimizi çözüme kavuşturacak olan bu kitapla beraberlik kurmak zorunda olduğumuzu unutmayalım. Unutmayalım ki Kur’ansız bir hayat zarardır, Kur’ansız bir hayat hüsrandır, Kur’ansız bir hayat kayıptır. İçinde Kur’an’ın olmadığı bir aile, bir ev, bir toplum dertlidir, sıkıntılıdır, problemlidir, hüsrandadır, kayıptadır. Allah’ın rahmeti asla o topluma gelmeyecektir. Dikkat edin bugün şu toplumun problemi fakirlik değildir. Bu toplumun problemi ekmek değildir, hastalıklar değildir. Bu toplumun problemi Kur’an’sız-lıktır. Bu toplumun gündemine Kur’an’ı indirmedikçe ne fakirliği, ne hastalığı, ne dengesiz büyümeyi, ne hukuku, ne eğitimi, ne fuhşiyatı, ne hırsızlığı, ne soygunculuğu düzeltmeniz mümkün değildir.