1. “Gâf; şanlı Kur’an’a andolsun ki,” Gâf ve Kur’an-ı Mecid’e, Mecid olan Kur’an’a yemin olsun ki! Şerefli Kur’an’a, şeref kaynağı Kur’an’a yemin olsun ki! Andolsun insanları şereflendirecek olan, insanlara şeref kazandıracak olan Kur’-an’a… Veya hiç kimsenin, hiçbir kitabın şerefine ulaşamayacağı Kur’-an’a yemin olsun ki! Mecd kerem anlamına, çok büyük bereket anlamına gelmektedir. Dünyada hiçbir kitabın, hiçbir kaynağın sağlayamayacağı en büyük bereketlere kaynaklık eden, kendisiyle beraber olanlara sınırsız bereketler, sınırsız menfaatler sağlayan bu kitaba ye-min olsun ki... Azîz ve Alîm olan Allah’tan gelme Azîz ve Hakîm olan Kur’an’a yemin olsun ki… Kur’an en büyük şeref, en büyük şeref kaynağıdır. İnsanlar da bu kitaptan haberdar oldukları ölçüde şan ve şeref sahibidirler. Kur’-an’dan bir âyet bilen kişi bir âyetlik, bir sûre bilen kişi bir sûrelik, on sûre bilen de on sûrelik şeref sahibidir. Kur’an’ın tümünü bilen kişi de o kadar izzet ve şeref sahibidir. Öyleyse bakın kendinize, ne kadar şereflisiniz? Bunu kendiniz takdir edin. Allah’ın yeryüzünde kullarından birini elçi seçip, kullarının hayatına karışmak, yeryüzündeki kullarına vahiy ulaştırmak için onu odak nokta yapması, onunla konuşması şereflerin en büyüğüdür. Peygamber adına bunun en büyük şeref olması yanında aynı zamanda o peygamberin toplumu için de en büyük şereftir. O toplumun içinden bir peygamber seçiliyor ve o toplumun diliyle onlara hitap ediliyor. İşte bu hem o peygamber için, hem de o peygamberin toplumu için en büyük şereftir. Aynı zamanda kıyâmete kadar o kitaba iman eden, o kitaba sahip çıkan, o kitapla meşgul olan, o kitaptan haberdar olan herkes için en büyük şereftir. Kur’an şerefli bir kitaptır ama: