Kâf Suresine Dön

Kâfق

24. Ayet

24Kâf Suresi

اَلْقِيَا ف۪ي جَهَنَّمَ كُلَّ كَفَّارٍ عَن۪يدٍۙ

“Atın cehenneme her inatçı kâfiri!”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

24-26. “Allah: “Ey sürücü ve şâhit! Her inatçı inkârcıyı, iyiliklere boyuna engel olan, mütecaviz, şüpheye düşüren, Allah’ın yanında başka tanrı benimseyen kişiyi cehenneme atın, onu çetin azaba sokun” buyurur.” Cehenneme her kâfiri, her inatçı zorbayı... Keffar çok nankör, çok inkârcı demektir. Atın cehenneme bu fıtratını örten, Allah’ı örten, Allah’ın âyetlerini örtbas eden, yaratıcısına karşı son derece nankör davrananları… Atın cehenneme her bir hayra engel olan zalimi, müşriki, şüpheciyi… Allah’tan, peygamberden, kitaptan, kitabın haber ver-diği kıyâmetten, dirilişten şüphe eden her zavallıyı... Hayra engel olan her bir zorba cehenneme atılacak. Çünkü dünyada kendisi hayra yanaşmadığı gibi, kulluk konusunda kendisi cimri olduğu gibi başkalarını da cimriliğe sevk eden, başkalarının hayrına, başkalarının kulluğuna da engel olmaya çalışan hayır düşmanı bir kimseydi o. Bir manası böyledir. Bir de, Kur’an’ın diğer yerlerinde hayır, “mal” anlamındadır, böylelikle hayrı engellemekten maksat malı engellemek olmaktadır. Malı hayır yolunda kullanmaktan engellemeye çalışmaktır. Çocuklarını ve çevresini İslam’dan engelleyen demektir. Bir adam çocuklarına öyle yollar açar, öyle programlar çizer, öyle meşgaleler arz eder, yollarına öyle barikatlar koyar ki, o çocuklar İslam’ı, namazı düşünemezler. İşte engel olmak budur. Sonra da kalkar, “engel olan mı var? Yapmak istediniz de engel mi olduk? Kılmak istediniz de biz mi engel olduk?” demeye başlar. Gerek malını, gerek çocuklarını ve çevresini İslam’a engelleyen, malını, mülkünü hakkı olanlardan engelleyen, ya da her türlü hayra engel koyan adam cehenneme atılacak. Namazı engelleyen, orucu, haccı, tesettürü engelleyen, Müslümanların Müs-lümanca bir hayat yaşayarak Rabblerine kul olmalarını engelleyen her bir engelci cehenneme gidecek. Kendi güç ve kuvvetlerine güvenerek zulmeden zalimler, “mu’tedin mürîb” olan-lar, yani mütecaviz, zulümkâr, haddi aşkın, hakkına razı olmayan, zul-meden her kimse ve de şüpheci olan, insanları şüpheye düşürmeye çalışan her bir kimse cehenneme atılacak. Cehennem onları bir dost gibi kucağına alacak, koynuna alacak… Onlar Allah’tan başka ilâhlar kabul ediyorlardı. Allah’tan başkalarını ilâh biliyorlar, ilâh makamında görüyorlardı. Allah’la birlikte başkalarını da dinliyor, Allah’la beraber başkalarına da dua ediyor, başkalarına da kulluk ediyorlardı. Allah’ı razı etmeye çalıştıkları gibi çevreyi, modayı, âdetleri, töreleri, müdürü, âmiri, kanunları, yönetmenlikleri, Allah’la çatışan tâğutları da razı etmeye çalışıyorlardı. Hem Allah’ın çektiği yere hem de başkalarının çektikleri yerlere gitmeye çalışıyorlardı. Bazen Allah’ı, bazen başkalarını dinliyorlardı. Hayatında etkili olabildikleri, yol gösterebildikleri kadarıyla başka ilâhların kulu-kölesi olurken, onların serbest bıraktığı, ya da gaflet edip dolduramadıkları hayat birimlerinde de Allah’ın kulu ve kölesi oluyorlardı. Yani öteki ilâhlarının boş bıraktıkları, dolduramadıkları namaz, oruç, zekât, zikir gibi hayat birimlerini de Allah’ın dinine göre dolduruyorlardı. İşte Rabbimiz, böyle yapanları, böyle yaşayanları cehenneme atın buyuracak.