Kâf Suresine Dön

Kâfق

34. Ayet

34Kâf Suresi

اُدْخُلُوهَا بِسَلَامٍۜ ذٰلِكَ يَوْمُ الْخُلُودِ

Ona selamet ve esenlikle girin. Bu, ebedîlik günüdür.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

32-34. “Onlara: “İşte bu cennet, Allah’a yönelen, O’nun buyruklarına riâyet eden, görmediği Rahmân’dan korkan, Allah’a yönelmiş bir kalple gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin, işte sonsuzluk günü budur” denir.” İşte vaad olunduğunuz cennet. İşte gönülden Allah’a yönelen, Allah’a dönen, içiyle dışıyla Rabbine kulluğa yönelen, Rabbinin âyetlerine yönelen, Rabbinin yasalarını koruyan, Rabbini razı etmeye yönelen her bir kimseye, gıyabında Rabbine haşyet duyan, içten Rab-bine münîb bir kalp ile gelen kimselere vaad olunmuş cennet. Ona e-senlikle, barışla, selâmla girin. İşte bu ebedîlik günüdür. Ne büyük bir müjde değil mi? İnsanın bundan daha güzel, bundan daha şerefli duyduğu, duyabileceği bir söz olabilir mi? İşte bu özelliklerin sahiplerine cennet yakınlaştırılmıştır. İşte içimizle dışımızla Rabbimize yönelmemizin, Kur’an’ı, sünneti, imanı, namazı koruyup gerçekleştirmemizin karşılığında cennet bize yaklaştırıldı. Öyle yakınlaştırıldı ki, şu anda kokusunu duymaya başladınız değil mi? Ne büyük bir lütuf ki, cennet ayağımıza geliyor. Üstelik biz ona doğru gitmiyoruz, o bize doğru geliyor. İşte ayağınızın ucuna ka-dar gelmiş. Hemen oraya girmeyi istersiniz değil mi? Haydi buyurun, atın adımlarınızı oraya. Nasıl? Bu dünyada adımlar oraya atılacak. Bu dünyada gerçekleştirilecek giriş… Bu dünyada yöneleceğiz ona. Hesabımızı ona göre yapacağız. Nasıl? Allah’a, Allah’ın istediği gibi yönelerek… Allah’a içimizle, dışımızla, kalbimizle, niyetlerimizle, amellerimizle yönelecek, sadece O’nu dinleyecek ve sadece O’nu razı etmeye çalışacağız. Kim böyle yaparsa, kim görmediği halde Rabbin-den korkarsa, görmediği halde Rabbine yönelen bir kalple gelirse, işte cennet ona yakınlaştırılır. Peki acaba şu anda kime yöneliyoruz? Allah’a mı yöneliyoruz, dünyaya mı? Allah’a mı yöneliyoruz, yoksa oğula, kıza mı? Allah’ın ki-tabına mı yöneliyoruz, yoksa marka, dolara mı? Hedefimiz Allah mı, yoksa paralar, pullar, altınlar, gümüşler, evler, barklar, atlar, arabalar mı? Hedefimiz âhiret mi, yoksa makam, görev, saltanat önümüzü mü kesti? Allah’a kulluğa mı yöneliyoruz, yoksa zalimlerin zorbalıkları önümüzü mü kesti? Kitapla, Allah vahyiyle mi beraberiz, yoksa şeytan vahiyleri önümüzü mü kesti? Eğer cennete girmek, cennetin bize yakınlaştırılmasını istiyor-sak, bunların hiçbirisini engel görmeyerek Allah adına yürümek zorundayız. Görmediğimiz halde Allah’tan korkarak putlardan ve putçulardan korkmamalıyız. İnsanlardan çekinmeyeceğiz. Çünkü onların hiçbir güç ve kuvvetleri yoktur. Onlar öldüremezler, onlar diriltemezler, onların cenneti ve cehennemi yoktur. İşte böyle yaşayanlara Rabbimiz diyor ki: “Haydi selâmetle gi-rin cennete. Haydi durmayın girin cennetime. Artık dünyadaki tüm üzüntüleriniz, tüm endişeleriniz, tüm sıkıntılarınız bitmiş, benim yolumda çektiğiniz eziyetler, uğradığınız zulümler geride kalmış olarak cennete girin. Artık burası ebedîlik yurdudur. Bugün ebedîlik günüdür. Ebedîyen buradasın, hiç mi hiç oradan çıkmayacaksınız.”