Kâf Suresine Dön

Kâfق

5. Ayet

5Kâf Suresi

بَلْ كَذَّبُوا بِالْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْ فَهُمْ ف۪ٓي اَمْرٍ مَر۪يجٍ

(Hayır, öyle değil!) Bilakis onlar, hak kendilerine geldiğinde onu yalanladılar. Onlar karışık/çelişkili bir durumdalardır.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

5. “Hayır; onlar, gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar; kararsızlık içindedirler.” Ama bu insanlar hak kendilerine geldiği zaman hakkı yalanladılar. Hak olan kitap, hak peygamber kendilerine geldiği zaman onu yalanladılar. Yalan saydılar, ilgilenmediler, değer vermediler, yok far-zettiler ve de bu dünyanın, bu hayatın kendilerine ait olduğunu, hiçbir zaman ellerinden alınmayacağını, hiçbir zaman onu kaybetmeyeceklerini zannettiler. Yaşadıkları bu dünyada hayatın, yaratmanın, rızkın, ölümün ve dirilişin kendi ellerinde olduğunu zannettiler. Kendilerini hayata etkin zannederek yanılgı içine düştüler. Yaratıcılarını unuttular. Kendilerini yaratan, kendilerini bu dünyaya getiren, yaşatan, ken-dilerine rızık veren Rabblerini unuttular. Ölümlerinden sonra Rable-rinin kendilerini diriltip hesaba çekeceğini unuttular. Allah’tan, Allah’ın kitabından, Allah’ın peygamberlerinden uzaklaştılar. Gerçekten de Rabblerinden, Rabblerinin hayat programından, hak ve hakikatten uzak bir hayatı yeryüzünde bitirmenin bunalımını, sıkıntısını yaşamış oldular. Kararsızlık, şüphe içinde bir hayat yaşadılar. İşleri hep darmadağınık oldu. Çünkü onlar hiçbir zaman gerçeği bulamadılar, hak ve hakikate eremediler. Kâfirler hayatları boyunca hep bir şek ve şüphe içinde olmuşlardır. Onlar tekrar dirilme, hayatları ve inanışları konusunda şüphe içindedirler. Onlar Allah berisinde tapındıkları varlıkların ilâhlığı konusunda kuşku içindedirler, hayatlarından ve tapındıklarından hiçbir za-man emin olmamışlardır. Acaba mı diye hep bir tereddüt içinde kıvranmaktadırlar. Hiçbir kâfir Allah yok derken bundan emin değildir. Hiçbir kâfir diriliş yok derken bu konuda emin değildir. Kâfirlerin de müşriklerin de dinleri, hayat programları şüphe üzerine bina edilmiştir. Esasen onlar din, hayat programı konusunda ciddi ciddi endişe taşıyan akıllı insanlar da değillerdir. Onlar için din önemli değildir, önemli olan dünyadır. Onlar için din sadece bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Bu yüzden de ciddi ciddi bu konuda düşünecek zamanları yoktur. Halbuki bu insanların önlerine Rabbimiz milyonlarca âyetler sunmuştu. “Buyurun, bu âyetlerle bana kulluğa yönelin,” buyurmuştu. Ama onlar kalplerindeki şüphe bulutlarını izâle edecek, kalplerini doyuma ulaştıracak, gönüllerini itminana kavuşturacak, kendilerini Rab-lerine kulluğa dâvet eden bu âyetlere karşı kör ve sağır kesildiler. Azîz ve Hakîm olan bir Allah’tan kendilerine izzet ve şeref kazandırmak, kendilerine sınırsız bilgiler ve bereketler ulaştırmak üzere şerefli bir kitap geldiği halde, bu adamlar vahye karşı gözlerini ve kulaklarını kapatıyorlar, kendilerine göre bir dünya kuruyorlar. Böyle haktan uzaklaşan, hakkı reddeden insanlar elbette her şeyden şüphelenmek zorundadırlar. Bir şüpheden öteki şüpheye bocalayıp duracaklardır bunlar. «