6. “Onlar, üstlerindeki göğü nasıl yapmışız, süslemişiz bir bakmazlar mı? Onda hiçbir çatlak da yoktur.” Bu adamlar hiç gökyüzüne bakmazlar mı? Üzerlerindeki semâyı görmez mi bu adamlar? Biz onu nasıl bina etmişiz? Nasıl süslemişiz? O semâyı nasıl bina edip ziynetlendirmişiz, görmüyorlar mı? Gökyüzüne bakıp, düşünüp değerlendirme zahmetine katlanmadıkları gibi, peygamberin kendilerine getirdiği mesaj üzerinde de hiç düşünmeden, durup dinlemeden, üzerinde kafa yormadan reddediverdiler. Bu adamlar niye böyle davranıyorlar? Başlarını kaldırıp niye bir kerecik olsun semâya bakmıyorlar? Onu nasıl bina ettiğimizi, milyarlarca gök cisimleriyle onu nasıl süslediğimizi hiç düşünmüyorlar mı? Onda, o semâda hiçbir delik gedik, hiçbir yırtık var mı? Bir eksiklik, bir düzensizlik, bir kusur var mı? Benim varlığıma delâlet eden bu muazzam gökyüzü sizi bana imana, bana saygıya, bana kulluğa gö-türmüyor mu? Acaba bu insanlar bu âyetlerle Rabblerini bulamazlar mı? Ama gelin görün ki bu insanlar gökyüzüne bakmak, gökyüzündeki Rabblerinin âyetlerini görmek yerine, gökyüzünde bir âyet aramak, bulmak ve o âyetin delâletiyle Rabblerine yönelmek, o âyetin hidâyetine talip olmak yerine ne yere, ne göğe bakmamayı tercih ediyorlar. Bu durumda da elbette kendileriyle ilgilenmeyenlere bu âyetler hiçbir mesaj vermeyecektir. Rabbimizin şu elimizdeki kitabından, bu kitabın metlûv âyetlerinden habersiz yaşayanlara kâinattaki meşhûd âyetlerin hiçbir şey söyleyemez. Bu kitabın mihmandarlığında öteki âyetlere bakan insanlar ancak bir şeyler anlayabileceklerdir. Öyleyse ne zamanki insanlar elimdeki şu kitaptan haberdar olurlar, bu kitabın âyetlerini tanırlar, bu kitabın âyetlerinin mihmandarlığında gökyüzüne bakabilirlerse, Gâf sûresinin, Rahmân sûresinin, Zariyat sûresinin âyetleriyle bakabilirlerse, işte o zaman bilecekler, o zaman Allah’ın âyetlerini anlayacaklar. Göklerde ve yerde Rahmân olan Allah’tan başka ilâh ve Rabb olmadığını o zaman anlayacaklar. Göklerde ve yerde O’ndan başka güç, kudret sahibi olmadığını o zaman anlayacaklar. Sadece böyle bir Allah’a teslim olup sadece böyle bir Allah’a kulluk yapmaları gerektiğini o zaman anlayacaklar. Başka türlü bu âyetlerin onlara bir şey demeleri, onların bunca âyetlerden bir şey anlamaları mümkün değildir.