38-40. “Andolsun ki, sabah erken, önü alınmaz bir azab başlarına geldi. Azabımı ve uyarmalarımı dinlememenin sonucunu tadın dedik. Andolsun ki, Kur’an’ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?” Bunun üzerine sabah erkenden önü alınmaz, önüne geçilmez, durdurulmaz bir azap başlarına geliverdi. Evet asla kurtulunmaz, sonu gelmez, onları âhiret azabına kadar götürmek üzere karar kılınmış sabit bir azap geliverdi onlara. Melekler Lût (a.s)’a dediler ki, “gecenin bir parçası olduğu zaman ehlini yürüt, ehlinle birlikte yola çık, sizden hiçbiriniz geriye bakmasın, hiçbiriniz geriye iltifat etmesin, karın hariç. Karın hariç hiçbirinizin geride, arkada bıraktığınız o pis hayatta gözü olmasın. Geceleyin bu ahlâksız toplumu terk edin.” Terk ettiler, karısı hariç. Sonra Rabbimizin melekleri o ahlâksız toplumu da yerle bir ediverdiler. Şehri yukarıya doğru kaldırıp ters bir şekilde yere vuruverdiler. İşte şu anda Allah’la savaşa tutuşmuş bu toplum sular altında yatmaktadır. “Andolsun ki Biz insanlar öğüt alsınlar diye bu Kur’an’ı kolaylaştırdık.” İşte bir kolaylaştırılmış öğüt daha. Buyurun değerlendirip ibret alın. “Ahlâksız bir toplumun ahlâksızlıklarının karşılığını görün. Allah’ın istediği tertemiz bir hayatı kabul etmeyip pislik peşinde koşan ve sonunda böyle bir azabın mahkumu olanları seyredin. Allah ve elçisini dinlemeyip azgınlaştıkça azgınlaşan, aşırı cinsel özgürlük peşine düşen, kadınlardan zevk almaz hale gelen bir toplumun âkıbetini görün de ibret alın,” diyor Rabbimiz.