Kamer Suresine Dön

Kamerالقمر

46. Ayet

46Kamer Suresi

بَلِ السَّاعَةُ مَوْعِدُهُمْ وَالسَّاعَةُ اَدْهٰى وَاَمَرُّ

(Hayır, öyle değil!) Onlara vadolunan (gerçek azap) kıyamettir. Ve kıyamet, daha korkunç ve daha acıdır.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

45-48. “Toplulukları dağıtılacak, yüz geri edeceklerdir. Kıyamet onların azab ile vaadedildikleri gündür. O ne korkunç, ne acı bir gündür. Doğrusu suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler. Ateşe yüzüstü sürüldükleri gün, onlara: “Cehennemin dokunan azabını tadın” denir.” Onların toplulukları dağılacak, toplulukları bozguna uğrayacak, peygamber ve peygamber safında yer almış müslümanlar karşısında arkalarını dönüp kaçacak, hezimeti tadacaklardır. Bu yenilgi onların dünyadaki azaplarıdır, lâkin onların asıl azapları vaad edildikleri kıyamet günüdür. Dünyadaki bu yenilgilerinin arkasından âhirette de en büyük bir azap onları beklemektedir. O ne korkunç, ne acı bir gündür? O gün yüzüstü ateşe sürülecekleri bir gündür. O gün onlara, “haydi bu yaptıklarınıza karşılık cehennemin dokunan şu ateşini tadın bakalım” denir. Bu âyetler Mekke’de bir avuç müslümanın zor günler geçirdikleri bir dönemde geliyordu. O günlerde gelen Rabbimizin bu müjdesini müslümanlar bile anlamakta güçlük çekiyorlardı. Çünkü Rasulullah Efendimizin etrafında bir avuç insanın Mekke kâfirlerine karşı galip gelecekleri müjdesi veriliyordu. Ama gerçekten çok geçmeden Bedir-de Rabbimizin bu vaadi gerçekleşiyordu. Bedir günü Mekke’li kâfirler Allah desteğindeki müslümanlar eliyle bu hezimeti tattılar. Bir sürü ceset bırakarak arkalarını dönerek kaçıp gittiler. İşte bu onların dünyadaki hezimetleriydi, ama esas azapları kendilerine vaadolunan kıyamet günündedir. O gün yüzükoyun cehenneme yuvarlanacaklar ve dünyadaki azaplarıyla kıyaslanamayacak büyüklükte azapların mahkumu olacaklardır.