10. “Mûsâ'nın annesi, gönlü bomboş sabahı etti, (oğlundan başka bir şey düşünemiyordu). Allah'ın vaadine iyice inanması için kalbini pekiştirmeseydik, neredeyse saraya alınan çocuğun kendi oğlu olduğunu açığa vuracaktı.” Evet Mûsâ’nın annesi gönlü bomboş olarak sabahladı. Yüreği sıkıntılı olarak sabahı etti. Merak içindeydi. Mûsâ’sı gitmişti. Acaba ne olacaktı şimdi? Yavrucağızı, ciğerparesi nereye gitmişti? Başına neler gelmişti? Nil’in azgın dalgaları arasında acaba nerelere sürüklenip git-mişti? Acaba Firavunun askerleri Onu bulup öldürmüşler miydi? Rab-bimiz buyuruyor ki bakın: Kendi vaadine iyice inanması için, mü’min-lerden olması için eğer onun kalbini sağlamlaştırmasaydık az daha onu açığa vuracaktı. Yâni az kalsın ben bu gece bir erkek çocuk dünyaya getirdim ve korkumdan onu Nil’e bıraktım deyiverecekti. Yâni az kalsın, neredeyse sırrı ifşa ediverecekti. Ama Rabbimiz Onun kalbini sağlamlaştırdı. Mü’minlerden olması için Ona güç veriyor, imkân veriyor ve ana şefkatiyle onu rahatlatıyor. Ertesi gün: