13. “Böylece onu, annesinin gözü aydın olsun, üzülmesin, Allah'ın verdiği sözün gerçek olduğunu bilsin diye, ona geri çevirdik. Fakat çoğu bilmezler.” Evet böylece Biz onu ulaştırdık ki annesinin gözü aydın olsun, oğlundan dolayı üzülmesin. Ve kesinlikle bilsin ki Allah sözünden asla dönmez. Allah’ın vaadi haktır. Ve lâkin insanların pek çoğu bunu bilmiyorlar. İnsanların pek çoğu Rablerini, Rablerinin gücünü, kudretini tanımıyorlar. Rabbimiz böylece Mûsâ’yı hem de Firavunun sarayında anasına teslim etti. Ana da sarayda, çocuk ta saraydadır. Ve Mûsâ anasının kucağında, anasının sütüyle, anasının şefkat ve eğitimiyle büyümeye başlıyor. Allah’ın vaadi böylece gerçekleşmiş oldu. Her şey Rabbimizin planladığı gibi olup bitti ve Firavunun yapabileceği hiçbir şey de yoktu. Çünkü yeryüzünün hâkimi Allah’tı. Mısır’da egemen olan Firavun değil Allah’tı. Firavunların yetkisi ancak Allah’ın izin verdiği kadardı. Allah bu yetkiyi kaldırıverdiği zaman tüm dünya meliklerinin yapabilecekleri hiçbir şey yoktur. Herkes büyük iradeye teslim olmak zorundadır. Allah’ın yetki vermediği alanlarda Firavunların hiçbir güç ve yetkileri yoktur. İşte gelmesin diye tedbirler aldığı Mûsâ Firavunun sarayında bir prens olarak büyümektedir. Öldürmek istediği çocuk kendi kucağında büyüyor. Allah yasasını böyle belirlemişti. Firavunun gözleri kör oldu da göremedi Mûsâ’yı.